TOL – Murat Uyurkulak – İnceleme

Rehberlik Servisi
692 Görüntüleme - Aralık 12, 2017
Sponsor Bağlantılar
Örnek Resim


MURAT UYURKULAK- TOL

Metis Yayınları

“Devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.”

Bir internet sitesinde birkaç yıl önce “en iyi giriş cümlesine sahip Türk romanları” gibi bir başlık görmüştüm. O zaman demiştim bu kitabı okumalı diye. Ben bu yazıda Metis Yayınlarının kitap için yayınladığı yazıyı paylaşmayı daha uygun gördüm. Benim yansıtabileceklerimden çok daha derin bu yazı…

“Tol, ‘Avrupa Birliği’ne uysun2 diye çıkarılan yasalarla serbest bırakılmış bir dilde, intikam anlamına geliyor. Yazar Murat Uyurkulak o dilin sadece misafiri. Belli ki ‘tol’u fonetik bakımdan ‘intikam’dan daha yalın, sert ve net bir anlam kazandırdığı için tercih etmiş. Ayrıca sözcükteki üç harf, kitabın üç ana bölümün başlığı. Harfleri siz istediğiniz gibi tamamlayabilirsiniz.

Tol yaklaşık dört yılda tamamlanmış. Dört kuşak ve dört kent, bir roman kurgusunda iç içe geçiyor. Romanda acıma yok; sıra dışının olağan fantezilerine ya da sıradanın olağandışı düşlerine konu olabilecek çarpıcı bir intikam öyküsü var. 50’lerden bu yana öldürülen, eziyet çektirilen, teslim alınan, böcekleştirilen tüm kayıp kuşak mensuplarının üzerinde anlaşabileceği bir fantezi bu.

Murat Uyurkulak, insan yaşamlarını öğüten çarklarda yitip giden kurbanlara da, o kurbanların öfkesinin ulaştığı  ‘intikam mağdurları’na da aynı acımasızlıkla yaklaşıyor. Kurbanlara acımak yerine, intikamın haklılığını vurguluyor.

İntikam, İzmir’de Yaman Dağı’na bakan bir yetiştirme yurdundan, Diyarbakır’daki ciğerciye, İstanbul’daki musahhihin masasından, Ankara Maltepe2deki ucuz bir otel odasına kadar ‘dipteki ‘ türlü mekanlarda büyüyor Tol’da.

….ve elbette bu dip romanında ‘kayıp kuşaklar’ın kendi aralarında bir dil bağı kurabildiği de görülüyor. Belki de kaybedenlerin ortak dilinden söz edilebilir. Hatta ortak puslu bakışlarından, ortak sürünmelerinden, ortak intikam fantazilerinden…”

Hakan GÜLSEVEN

Kitap devrime gönül veren hatta bu uğurda aklını kaybeden bir adamın onu hikayelerden ve mektuplardan tanıyacak olan oğlu ile buna vesile olan bir şairin tren yolculuğundan ibarettir aslında. Her şey yaşanmış hikayeleri aktarılmış, anda sadece oğlun bunları okuması, acaba şimdi neresi patlatılacak düşünceleri ve Diyarbakır’a giden bir tren vardır. Hakan Gülseven’in de dediği gibi kaybedenlerin romanıdır bu.

“ …çünkü benim aklım yol kuşlarının tüneyip sessiz sedasız terk ettikleri bir harabedir.”

Keyif almanız dileğiyle, kitapla kalın.

Sponsor Bağlantılar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar