Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu [ DEHB ]

Rehberlik Servisi
1.898 Görüntüleme - Aralık 14, 2016
Sponsor Bağlantılar

İlk defa 1980 yılında APD tarafından resmi bir tanı olarak kullanılan Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu %5-7 gibi oldukça yüksek prevelansa sahip olan bir hastalıktır. Özellikle ilk çocukluk döneminde fark edilmesi ile de alakalı olarak bir çocukluk çağı rahatsızlığı gibi algılanmasına rağmen yetişkinlikte de devam edebilmektedir.

DEHB ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalar DEHB’in biyolojik temelli bir bozukluk olduğunu ortaya koymaktadır, ancak nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır. Davranış denetlemek için beyin tarafından kullanılan nörotransmitterlerin dengesizliği ve merkezi sinir sistemindeki anormal glikoz metabolizmasından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Beyinde salgılanan dopamin ve norepinefrin gibi kimyasalların salınımında ve geri toplanmasında meydana gelen sorun dolayısıyla beynin yönetici işlevlerini tam olarak yerine getirememesi muhtemel sebepler arasındadır. Yaygın kanının aksine zekâ seviyesi ya da disiplin eksikliği gibi faktörlerle DEHB arasında herhangi bir oransal ilişki söz konusu değildir.

DEHB çocuğun akran grubuna kıyasla aşırı hareketlilik, isteklerini engelleyememesi ve dikkatini sürdürememesi gibi belirtiler gösteren ve bunların sonucu olarak ailesel ve sosyal ilişkilerinde, eğitim sürecinde ciddi sorunlar yaratan bir olgudur. Hiperaktif çocuk çok hareketlidir ve hareketleri hedefe yönelik değildir örneğin dakikalarca evin içinde göğsüne bir motor takılmışçasına oradan oraya amaçsız bir şekilde koşturabilir. Tezcanlı, savruk ve düzensizdirler. Dikkatleri aşırı şekilde dağınıktır ve odaklanmada zorluk çekerler bu yüzden başladıkları işi bitirmekte, süreci planlamada ve organize etmede ciddi güçlükler yaşarlar. Sıra beklemekte zorlanırlar ve içlerinden gelen davranışı o an gerçekleştirme eğilimindedirler.  DEHB tanısı için anne, baba, doktor ve öğretmen gibi pek çok kaynaktan bilgi edinilmesini gerektirir. Tanı anne baba ve öğretmenler tarafından gözlemlenen karakteristik davranışlar raporuna (en az 6 dikkatsizlik belirtisi ve/veya en az 6 hiperaktivite/dürtüsellik belirtisi en az 6 ay süreyle devam etmiş olmalıdır ve bunlar benzer bir gelişim düzeyindeki bireylerde tipik olarak gözlenenden daha sık ve şiddetli olmalıdır.) göre belirlenir ve doktorun çocuğu muayenesine ek olarak çocuktan gelen bilgileri içerir. Günümüzde DEHB tanısına yardımcı olacak herhangi bir laboratuar testi (kan testleri, idrar testleri, EEG…vs), beyin görüntüleme yöntemi (beyin tomografisi,magnetik rezonans görüntüleme…vs)yoktur.

DEHB bileşik tip, dikkatsizliğin önde geldiği tip ve hiperaktivite-impulsivitenin önde geldiği tip olarak üç farklı kategoriye ayrılmaktadır, söz gelimi bir çocuk hiperaktif olabilir ama dikkat eksikliği bozukluğu problemi yaşamayabilir ya da dikkat eksikliği bozukluğu olan bir çocuk hiperaktif olmayabilir. DSM IV’ göre DEHB belirtileri şu şekildedir:

Hiperkativite

  • Çoğu zaman elleri ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
  • Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer yerlerde oturduğu yerden kalkar.
  • Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da sağa sola tırmanır(Ergenlerde ya da yetişkinlerde öznel huzursuzluk duygusu ile sınırlı olabilir)
  • Çoğu zaman sakin bir şekilde boş zamanlarını geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır
  • Çoğu zaman hareket halindedir ya da sanki bir motor takılıymış gibi davranır
  • Çoğu zaman çok konuşur

İmpulsivite(Dürtüsellik)

  • Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevabı yapıştırır
  • Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır
  • Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer

Dikkatsizlik

  • Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar
  • Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır
  • Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi gözükür
  • Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevleri tamamlayamaz
  • Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ya da etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker
  • Çoğu zaman sürekli mental çalışmayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir
  • Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder(örn. oyuncaklar, kalemler, kitaplar ya da araç gereç)
  • Çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolayca dağılır
  • Günlük etkinliklerde çoğu zaman unutkandır

Bununla birlikte bahsi geçen semptomlar söz gelimi kişi çok sıkı bir kontrol altındaysa ya da yeni bir çevredeyse veya ilgisini çeken bir uğraş ile meşgulse çok az görülebilir ya da hiç görülmeyebilir.

Tüm bu sebepler yüzünden DEHB hem çocuk hem de aile açısından oldukça sıkıntılı ve yorucu bir rahatsızlıktır. Anasınıfı ile başlayan eğitim sürecinde özellikle ilkokulun ilk yıllarında hem çocuğu hem de veliyi çatışmalarla ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir süreç beklemektedir.

Bu tarz çocuklar kendinden beklenen görevleri gereği gibi yerine getiremez verilen işi planlamakta, başlamakta ve sürdürmekte dolayısıyla da sonuçlandırmakta güçlük çekerler. sözgelimi küçük bir ders çalışma seansı büyük bir krize yol açabilir. İşte bu sırada gözden kaçırılmaması gereken şey yaşanılan problemlerin bir yaramazlık sorunu olarak değerlendirilmemesi ve ortaya çıkan sorunları çocuğun istemli bir şekilde yaratmamış olduğudur. Sorun yaramazlık olarak değerlendirildiğinde anne-baba kaçınılmaz olarak ceza yöntemine başvurmaktadır. Ancak bilinmelidir ki ceza bu tarz çocuklarda davranış değişikliğine etki eden bir faktör değildir ve çok muhtemel olarak ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin bozulmasından başka bir fayda da sağlamayacaktır. Yine gözden kaçırılmaması gereken bir diğer noktada her hareketli çocuğun DEHB olmadığıdır.

EBeveyne ve Öğretmene Öneriler

DEHB’li bir çocuk için sınıfta yerinde sabit durmak ve anlatılan derse odaklanabilmek, sınıf içerisinde arkadaşları ile uyumlu ilişkiler geliştirebilmek çok büyük bir çabayı gerektirmektedir ve birçok DEHB’li çocuk eğitsel hayatlarında başarısızlıklar yaşayabilmektedir. Burada çocuğun etiketlenmemesi ve uygun yöntemlerin devreye sokulması çok önemlidir. Bu yüzden ebeveyn ve öğretmen arasında sağlıklı bir iletişimin olması ve çocuğun öğretmeninin de mutlaka sürece dahil edilmesi gerekmektedir. Sınıf ortamında bir takım düzenlemelerin yapılması, öğretmenin sık göz teması kurması, sık sık olumlu davranışın pekiştirilmesi, öğrencinin cam ve kapıdan uzak mümkünse ön sıralarda oturtulması, mümkünse çevredeki uyaran sayısının minimuma düşürülmesi ve öğretmen tarafından zaman zaman kontrollü bir şekilde çocuğa bir takım görevler verilerek hareket edebileceği bir ortam yaratılması, ödevlerini unutmaması için bir ödev defteri tutturulması alınabilecek önlemlerden birkaçıdır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bir çocuğa sahip olmak ebeveyne de bir çok sorumluluk yüklemektedir. İlk kural ebeveynin sabırlı ve tutarlı olmasıdır. Çocukla etkin bir iletişim kurulmalı ve çocuğun özgüvenini ya da benlik saygısını sarsacak davranışlardan kaçınılmalıdır ve çocuğun kişiliğine değil davranışlara odaklanmak temel amaç olmalıdır. Ev ortamında köşeli ve kırılacak eşyaların kaldırılması gibi düzenlemelerle çocuğa hareket edebileceği aynı zamanda da kendine zarar vermeyeceği alanlar yaratmak fayda sağlayacaktır. Bununla birlikte enerjisini boşaltabileceği alanlara(sportif faaliyetler vs.) kanalize edilmesi, özel zaman uygulaması, birebir çalışmalar yapılması, etkili yönerge verilmesi, olumlu davranışa odaklanılarak bunların pekiştirilmesi, davranış çizelgesi uygulaması gibi yöntemler çocuğun davranışlarında olumlu gelişmeler kaydetmesi açısından faydalı olacaktır.

Dr. Russel Barkley tarafından önerilen 10 kural:

  1. Kurallar koyduğunuz zaman bunların çok spesifik olmasına dikkat

edin ve onları yazıp asın

  1. Ödülleriniz çocuk için anlamlı ve güçlü ödüller olsun
  2. Sık sık geri bildirim verin, çocuğunuza onun ne yaptığının farkında

olduğunuzu gösterin

  1. Çocuğunuza beklentileri ve planları konusunda yardım edin
  1. Çocuğunuzun iyi günleri olabileceği gibi kötü günleri de olabileceğini

göz önünde bulundurun

  1. Olumsuzluklar, yapamadığı şeyler ve cezalar hakkında

odaklanmaktan ziyade olumlular üzerinde odaklanın

  1. Bir karakter sorunuyla değil biyolojik bir sorunla mücadele etmekte

olduğunuzu daima akılda tutun

  1. Çok konuşup nasihat vermeyin, davranışlarınız daha öğretici

olacaktır

  1. Espri anlayışınızı kaybetmeyin ve sabırlı olun
  2. Kendiniz ve çocuğunuza karşı hoşgörülü olun. Bu işte birliktesiniz ve

elinizden geleni yapıyorsunuz

Tanı ve Tedavi

DEHB sadece bir yaramazlık ya da sorumsuzluk olarak değerlendirilir ve tedavi yoluna gidilmezse okul, aile ve sosyal ilişkilerin bozulması davranış problemleri, madde kullanımı, yasal problemler gibi çok ciddi başka sorunlara yol açabilir dolayısıyla eğer böyle bir şüphe varsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Tanı süreci çocuğun ebeveynlerinden, öğretmenlerinden ve kendisinden ayrıntılı bilgi alarak başlar. İkinci aşama Doktor tarafından yapılacak olan fiziksel muayene ve gözlem sonucunda yapacağı değerlendirmedir. Yapılan araştırmalar en etkin DEHB tedavisinin ilaç ve davranış terapisinin birlikte kullanıldığı çoklu tedavi yaklaşımı olduğunu göstermiştir. Böyle bir tedavi dikkatsizlik, hiperaktivite ve impulsivite dâhil olmak üzere DEHB belirtilerinin çoğunu kontrol etmeye yardımcı olur. İstikrarlı tedaviyle kişi okulda, işte ve sosyal durumlarda yükümlülüklerini daha iyi yerine getirir.

 

KAYNAKÇA

1.DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı. (2005), (E. Köroğlu Çev.) Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı. Ankara: HYB YayıncılıkBrown,

2.T.E. (2009). Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Çocuklarda ve Yetişkinlerde Odaklanamayan Zihin. (A. Soyadı, Çev.). Ankara: ODTÜ Yayıncılık.

3.Yavuzer, H. ( 2012)Eğitim ve Gelişim Özellikleriyle Okul Çağı Çocuğu.İstanbul: Remzi Kitabevi

4.Ercan,E.S.(2010)Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu.İstanbul:Doğan Kitap

5.Saygılı,S.(2012)Çocuklarda Davranış Bozuklukları.İstanbul:Elit Kültür

6.Ültanır,E.(2003)İlköğretim Birinci Kademede Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık.Ankara:Nobel Yayın Dağıtım

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar