Özel Öğrenme Güçlüğü

Rehberlik Servisi
866 Görüntüleme - Aralık 4, 2016
Sponsor Bağlantılar

 

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Öğrenme en genel manası ile yaşantılar sonucu davranışlarda meydana gelen gözlenebilir ve kalıcı değişikliklerdir. Öğrenme doğumla başlayan ve ölüme dek devam eden bir süreçtir. Bu süreç içerisinde bazı bireyler birtakım öğrenme başarısızlıkları ile karşılaşabilmektedirler. Öğrenme ve okul başarısızlıklarının bireysel(zeka geriliği, kronik hastalıklar, dehb ya da düşük güdülenme vs.) ya da çevresel (Sık okul ve öğretmen değiştirme, düşük sosyo-ekonomik düzey vs.)gibi sebepleri olabilir. Ancak 19.yy. sonlarından itibaren  yukarıda saydığımız bireysel ve çevresel faktörlerin etkisi olmaksızın akademik başarıyı olumsuz etkileyen; öğrenmeye, okuma-yazma ve aritmetik becerisine ilişkin güçlükler yaşayan bireyler fark edilmiş ve durum “özgül öğrenme güçlüğü” adı altında ayrı ve yeni bir başlıkta değerlendirilmeye başlanmıştır.

ÖÖG’nin nedenleri henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, merkezi sinir sisteminin işleyiş bozukluğundan kaynaklandığı ve yapısal olduğu düşünülmektedir. Ayrıca beyin hasarı,genetik etmenler gibi faktörlerin ,doğum öncesi, doğum sırası ve sonrasında yaşanan problemlerin, erken yaşta geçirilen ateşli hastalıkların ve kalıtsal etmenlerin de Özel Öğrenme Güçlüğüne sebep olabileceği düşünülmektedir.

ÖÖG tanısının konması için bireyin zekâ düzeyinin normal sınırlarda (ya da üzerinde) olması beklenmektedir. ÖÖG yaşayan bireylerin yaşıtları düzeyinde okuyup yazamaması ya da matematik alanında güçlükler yaşaması en belirgin özellikleridir. Bununla beraber ÖÖG olan bireylerin sıklıkla sağını solunu öğrenememe, okuduğunu anlamama, aktarmak istediğini iyi ifade edememe, sıralama yapamama, zaman kavramlarını öğrenememe gibi güçlükler yaşadıkları da görülmektedir

Tanım

DSM IV’e göre özel öğrenme güçlüğü bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere, kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zekâ düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda; okuma, matematik ve yazılı anlatımın, beklenenin önemli ölçüde altında olmasıdır

Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler dili yazılı ya da sözlü anlama ve kullanabilme

İçin gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında sorun yaşarlar. Özel

öğrenme güçlüğünün bireyin dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat

yoğunlaştırma, matematik, akıl yürütme, motor ve organizasyon becerilerini olumsuz

etkileyen yapısal bir sorun olması nedeniyle, bu güçlüğü olan bireyler örgün eğitim

programlarında zekâ düzeyine ve yaşıtlarına oranla düşük başarı göstermektedirler.

Özel öğrenme bozukluğunun görülme sıklığı toplumdan topluma değişse de, hiç de azımsanacak gibi değildir. Erkeklerde kızlara oranla 4-6 kat fazladır ve Avrupa ülkelerinde okula giden çocukların % 15 – 20′sinde, ABD ve Kanada’da % 10 – 15′inde özel öğrenme bozukluğu saptanmış durumdadır. 16 ülkeyi kapsayan bir araştırmaya göreyse, özel öğrenme bozukluğunun görülme ortalaması yaklaşık ise % 8’dir. Eşlik eden bozuklukların başında Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukuluğu (DEHB) vardır. Okuma bozukluğu olan çocukların yaklaşık % 25’inde DEHB olduğu, DEHB olan çocuklarda ise % 10-60 oranında öğrenme bozukluğu olduğu bildirilmektedir.

 

Özellikleri

Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler, öğrenmede çok önemli olan bilgiyi işleme

sürecinin (bilginin alınması, düzenlenmesi, bellekte depolanması ve iletilmesi) bir

kısmında ya da hepsinde sorun yaşayabilirler. Bilgiyi işleme süreci dört aşamadan

oluşmaktadır.

  1. Girdi Aşaması: Bilginin duyu organları yolu ile beyinde algılanma sürecidir. Özel

öğrenme güçlüğünde uyaranların görsel, işitsel, dokunsal, kinestetik (hareket) ve vestibüler

(denge) açıdan algılanmasında sorun yaşanabilir.Harflerin ters dönmesi (b-d,u-n-6-9)ya da tüm sözcüğün ters yazılması(çok yerine koç gibi) sözcükler arasında boşluk bırakmadan ya da sözcüğü birkaç parçaya bölerek yazılması Sağ sol karıştırma,top oynayamama gibi gibi bozuklulara rastlanır.

  1. İşlemleme Aşaması: Beyne giden bilginin işlenmesi sürecidir ve üç aşamada

tamamlanır. Bu aşamalar sıraya koyma, soyutlama ve organizasyondur. Özel öğrenme

güçlüğünde bu aşamaların birinde ya da tümünde sorun yaşanabilir. Sayıları toplamayı unutma, çarpım tablosunu öğrenmede sınıf arkadaşlarına göre çok geri kalma gibi problemler yaşanabilir. Günlerin, ayların, haftaların, alfabedeki harflerin yeri karışabilir

  1. Bellek-Depolama Aşaması: Gelen bilgi beyinde işlendikten sonra kullanılmak üzere

bellekte depolanır. Özel öğrenme güçlüğünde kısa süreli, uzun süreli ve işleyen bellek ile

ilgili sorun yaşanabilir.

  1. Çıktı Aşaması: Beynin bilgiyi mesaj olarak hücrelere, kaslara, dil ya da motor etkinlik

alanlarına göndermesi sürecidir. Öğrenilen bilgiler konuşma, yazma, çizim, jest ve

mimikler yolu ile ifade edilirler. Özel öğrenme güçlüğünde bu alanlardan birinde ya da

birkaçında güçlük yaşanabilmektedir. ÖÖG olan birey okurken, yazı yazarken ya da bisiklete binerken zorluk yaşayabilir.

 

Öğrenme bozuklukları 4 ‘e ayrılmıştır:

1.Okuma Bozukluğu(Disleksi)

2.Matematik Bozukluğu(Diskalkuli)

3.Yazılı Anlatım Bozukluğu(Disgrafi)

4.Başka Türlü Adlandırılamayan Öğrenme Bozukluğu

 

1.Okuma Bozukluğu(Disleksi)

Okurken atlama, anlamı bozma, harf – ses uyumu bozukluğu, hızlı okuyamama, harflerin ya da hecelerin yerini değiştirme, heceleme ya da anlamama gibi birtakım bozukluklar görülür.

2.Matematik Bozukluğu(Diskalkuli)

Matematik terimlerini, kavramları anlayamama, sayı ve sembolleri tanıyamama, gerekli sembolleri kullanma, eldeli sayıları toplamayı unutma, çarpım tablosunu öğrenmede sınıf arkadaşlarına göre çok geri kalma, problem çözümünde İzlenecek adımlara karar verememe biçiminde kendisini gösteren bozukluklarla karşılaşılır.

3.Yazılı Anlatım Bozukluğu(Disgrafi)

Yazılı anlatım bozukluğunda yazım hataları, okunaksız ve düzensiz el yazısı, bazı harf, rakam ve sözcükleri ters yazma, b-d, m-n, ı-i, d-t, g-ğ, g-y gibi harfleri karıştırma, sözcükler arasında boşluk bırakmadan ya da sözcüğü birkaç parçaya bölerek yazma gibi bozuklulara rastlanır.,

ÖÖG Belirtileri:

0-6 Yaş:

  • Konuşmada gecikme.
  • Kelimeyi yanlış söyleme.
  • Uygun kelimeyi bulamama
  • Dikkatini çekmeyen aktivitelere karşı ilgisizlik.
  • Sayı sayarken rakamların sırasını karıştırma.
  • Renkleri öğrenmede zorluk yaşama.
  • Kendinin ya da başkasının sağını solunu karıştırma.
  • Kavramlardaki zıtlıkları öğrenmede sorun yaşama.
  • Benzerlikleri fark etmede sorun yaşama.
  • Sağ ya da sol elin baskınlaşmaması.
  • Boyama yerine karalama yapma.
  • Basit şekilleri kopyalayamama.(Kare,daire vs.)
  • Bisiklete binme gibi ardışık motor faaliyetleri yapamama.

ÖÖG olan çocukların anne babalarına bazı öneriler

  • Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG), tembellik ya da sorumsuzluk değildir. Zekâ

geriliği hiç değildir. Çoğu zaman birlikte görülse de Dikkat Eksikliği

Hiperaktivite Bozukluğundan farklı bir güçlüktür.

  • Çocuğunuza ÖÖG tanısı konulduysa, bunun bir güçlük olduğunu kabul edin.

“İstemediği için yapmıyor, istese her şeyi başarır” düşüncesinden kendinizi

kurtarın.

  • ÖÖG hakkında bilgi sahibi olmaya çalışın, çocuğunuzun kardeşlerine,

öğretmenine ve çevrenize bu güçlük hakkında bilgi verin.

  • Ruh sağlığı kliniklerinden, özel öğretmenlerden destek alın. Kendi başınıza bu

sorunla baş etmeye çalışmayın. Eşlik eden başka psikiyatrik sorunlar varsa,

bunun için gerekli olan tedaviyi ertelemeyin.

  • ÖÖG olan çocuklar belli etmeseler bile güçlüklerinin ve okuma yazma

konusunda sınıftaki diğer arkadaşlarının gerisinde olduklarının farkındadırlar

ve ister inanın ister inanmayın bunun için kendilerini kötü hissetmektedirler. Bu

da çoğu zaman kaçınma davranışı göstermelerine, derse katılmakta isteksiz

olmalarına, ödev yapmak istememelerine neden olmaktadır.

  • ÖÖG olan çocukların zekâları normal düzeyde ya da üzerindedir. Bu nedenle

bazı alanlarda (derslerde) başarılı olur ya da sizi şaşırtıcı kıvraklıkta cevaplar

verebilirken, okuma yazma konusunda ya da kendini ifade etmede yaşının çok

altında performans gösterebilirler. Bu durumun sizi şaşırtmasına ya da

öfkelendirmesine izin vermeyin.

  • ÖÖG olan birçok çocuk, sayıları tanımada, çarpım tablosunu öğrenmede,

basit matematik sembollerini ayırt etmede güçlük yaşarlar. Öte yandan, ÖÖG

olan çocukların bir kısmı da okuma yazmada çok kötü iken, hala harfleri

öğrenememişken, matematik alanında çok parlak olabilir. Bu, “matematiği

başardığına göre istese okumayı da yapar, demek ki istemiyor, önem vermiyor” diye düşünmenize neden olabilir. Lütfen unutmayın ki, bu durum isteğe bağlı değildir.

  • Çocuğunuzun öğretmeni ile işbirliği içinde olun. Bu durumun bir güçlük

olduğunu açıklayın, gerekirse ruh sağlığı uzmanınız ile görüşmelerini sağlayın,

kitap, broşür gibi bilgilerle öğretmeninizi güçlendirin.

  • Evde birlikte ders çalışmak ebeveyn – çocuk ilişkisini yıpratmaya başladıysa

lise mezunu ya da üniversite öğrencisi bir abla ya da ağabeyden günlük

ödevleri yaptırma konusunda yardım alın.

  • İlk zamanlar çocuğunuzla birlikte ders çalışmanız, ödev yapmanız gerekebilir,

ona eşlik edin, nasıl yapacağını gösterip denetleyin ama onun yerine

yapmayın.

  • Ders çalışma ortamının sessiz, düzenli olmasına, kısa sürelerle çalışıp kısa

molalar vermeye özen gösterin.

  • Okuması için siz örnek olun. Evde herkesin katıldığı günlük okuma saatleri

ayarlayın. İlk başlarda her gün 10 dakikalık okuma saatleri sıkılmadan, düzenli

okuma alışkanlığı sağlamasına yardımcı olur, daha sonra süreyi yavaş yavaş

arttırabilirsiniz.

  • Yüksek sesle okumasını isteyin, o okurken siz mutlaka dinleyin.
  • Boş zamanlarınızda ailece hep birlikte kelime oyunları (adam asmaca, isim /

şehir, kelimenin son harfiyle başlayan yeni bir kelime türetme gibi) oynamak

çocuğunuzun dikkatini arttırır, harfleri tanımasına yardımcı olur, en önemlisi de birlikte keyifli zaman geçirmeniz ilişkinizi güçlendirir.

  • Alışverişe giderken yaptığınız listeyi çocuğunuza yazdırabilir, alışveriş sırasında listeyi eline verip, alınanları listeden bulup işaretlemesini isteyebilirsiniz.

Şu gözden kaçırılmamalıdır ki Özgül Öğrenme Güçlüğü’ne ilişkin en yanlış kanı; öğrenme bozukluğuna sahip çocukların zihinsel işlevlerinin geri olduğuyla ilgilidir. Oysa zeka düzeyleri normal veya normalin üzerinde olabilir. Belli bir alanda da çok yetenekli olabilirler. ÖÖG yaşam boyu süren bir bozukluktur,sadece ÖÖG’ye özgü ilaç tedavisi ya da özel bir diyeti yoktur. Psiko-eğitsel bir yaklaşımla ele alınmazsa kendiliğinden düzelmez,ancak uygun bir eğitim stratejisi bir çok problemin aşılmasını sağlayabilir.

 

KAYNAKÇA

1.Bender W.N. (2Bend012). Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler Ve Eğitimleri. (Doç.Dr.Hakan Sarı, Çev.). Ankara: Nobel Yayın Dağıtım

2.Aysev, A. (2001) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Özgül Öğrenme Güçlüğü, Ankara Üniversitesi Basımevi

3.DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı. (2005), (E. Köroğlu Çev.) Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı. Ankara: HYB Yayıncılık

4.Yavuzer, H. ( 2012)Eğitim ve Gelişim Özellikleriyle Okul Çağı Çocuğu.İstanbul: Remzi Kitabevi

5.Ercan,E.S.(2010)Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu.İstanbul:Doğan Kitap

6.Saygılı,S.(2012)Çocuklarda Davranış Bozuklukları.İstanbul:Elit Kültür

7.Ültanır,E.(2003)İlköğretim Birinci Kademede Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık.Ankara:Nobel Yayın Dağıtım

 

Aykut BAŞAR
Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen
ayktbsr@hotmail.com

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar