Daisy (Papatya) – Film İnceleme

Rehberlik Servisi
1.605 Görüntüleme - Mart 9, 2017
Sponsor Bağlantılar
Örnek Resim

 

Daisy (Papatya)

Filmin Künyesi

Yıl: 2006

Konu: Dram

Süre: 2 saat 5 dakika

Yönetmen: Andrew Lau

Oyuncular: Jun Ji-Hyun, Jung Woo-sung, Lee Sung-jea

 

Filmin Özeti: Hye- Young Amstrdam da yaşayan genç ve güzel bir ressamdır. Şehrin en işlek meydanında insanların resimlerini yaparak ve kendi tablolarını satarak geçimini sağlamaktadır. Park Yi ona paptya tarlasında resim yaparken aşık olmuştur. Hergün onun kapısına çiçekler bırakmıştır. Birgün saat 4:15 te elinde bir buket paptyayla gelen adam olduğunu sanmış ve Hye-Young Jeong Woo ya aşık olmuştur. İki adam arasında kalan Hye-young u içinden çıkılamaz bir sürece sokmuştur.

Merhabalar.. Öncelikle tüm kadınlarımızın 8 mart kadınlar gününü kutlamak istiyorum. Biz birgün değil hergün özeliz diyerek bu haftaki filmi anlatmaya geçiyorum. Daisy umutsuz ve beklentisiz bir aşkın hikayesi. Bir kişinin ne kadar karanlıklar içinde de kalsa aşkla aydınlığa erebileceğini gösteren bir kurgu.

Başlarken sakin bir havası var filmin güzel ressamımız papatyalarla dolu bir bahçeye gidiyor ve orayı resmediyor. Eve dönüş yolunda nehrin üzerinden geçerken düşüyor. Filmin dönüm noktası aslında burası oluyor. Ertesi gün geldiğinde nehrin üzerinde tahtadan yapılmış bir köprü görüyor. Kendisine yapıldığını düşünüp teşekkür etmek için, düşünceli şahısa yaptığı tabloyu bırakıyor. Sonrası da hergün evinin kapısına 4:15 de bırakılan bir demet papatya. Her filmle ilgili bir replik mutalaka aklımda kalır ve o sözcüklerduyunca tüm film gözümün önünden geçer. Bu filmi benim için özetleyen şey ise FLOWERS diye bağıran Park Yi olmuştur.

Genç ressamımız yine birgün meydanda beklerken bir buket papatyayla karşına dikilen bir adam bulur. Ve onu hergün FLOWERS diye bağıran adam olduğunu düşünür. Ancak Jeong Woo bir interpool ajanıdır. O günde sadece daha rahat gözlem yapabilmek için böyle bir yola başvurmuştur. Fakat kader ağlarını çoktan örmüştür. O da güzel ressamımıza aşık olmuş ve artık o kişi olmadığını anlatmak istemektedir. Benim burada en çok sevdiğim aslında takdir ettiğim kısım; kızın dedektifin hergün ona çiçek bırakan kişi olmadığını öğrenmesine rağmen onu hala sevmeye devam etmesidir.

Filmi üç kişinin gözüyle izliyoruz. Güzel ressamımız, dedektif ve katilimiz Park Yi. Ayrı ayrı üç kalbe eşlik ediyoruz.Park Yi’nin o kadar karanlık dünyasının içinde parlayan tek ışık aşk olmuştur. Çiçekler aşkı da getirebilir ölümü de.. Park Yi öldüreceği kişileri siyah lale aracılığıyla anlamaktadır ve aşkını da bir buket papatyayla dile getirmektedir. Papatyalar bize masum sevgiyi aşkı anlatır. Park Yi nin ressama olan aşkı da böyledir. Uzaktan aşık olduğu kadının başkasıyla yaşadığı ilişkiyi izler. Ve bir anda hiç istemediği bir durumla karşı karşıya kalır. Bir çatışmanın ortasında sevdiği kadına zarar verir. Güzel ressamımız sesini kaybeder. Bu olaydan sonra da dedektif Kore ye yollanır. Hem sesini hem de aşık olduğu adamı kaybetmiştir Hye Young. Ama hala hergün ona gelen papatyalar sayesinde bir şekilde ayakta kalır. Filmin buradan sonrası biraz daha karışacaktır. Çünkü bu sefer gelen siyah lale işleri çıkmaza sürükleyecek ve Park Yi nin seçim yapmasını zorlaştıracaktır.

Daisy hem en büyük çaresizlikleri hem de dik durmanın nasıl olduğunu anlatan bir film. Kore sinemasının duruluğunu ve içtenliğini rahatça görebilirsiniz. Karanlıklar içinde yanan bir aşkı her saniyesiyle hissedecek ve sonunda yaşadığınız duygu seline sizler de inanamayacaksınız. Bu iki saat içersinde Park Yi nin bakışlarında gördüğünüz o şeye hayran olucaksınız.

Yanlış zamanda yanlış kişiyle karşılaşıp onu doğru sanmak demişti biri bana film için. Ona katılmadan edemiyorum. Ve her hafta olduğu gibi bu haftada filmden bir replikle veda etmek istiyorum.

“ İnşa ettiğim köprü, seninle benim aramda olan bir köprüye dönüştü.” Aşkla kalın..

 

Çağla Ayhan
Psikolojik Danışman
caylaayhan45@gmail.com

 

Sponsor Bağlantılar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar