Babam ve Oğlum – Film İnceleme

Rehberlik Servisi
2.004 Görüntüleme - Mart 13, 2017
Sponsor Bağlantılar

 

Filmin Künyesi

Filmin Adı: Babam ve Oğlum

Yıl: 2005

Süre: 108 dk

Tür: Dram

Oyuncular: Ege Tanman, Fikret Kuşkan, Çetin Tekindor, Hümeyra Akbay, Şerif Sezer

Yönetmen: Çağan Irmak

 

Filmin Özeti: 12 Eylül darbesinin yıktığı hayatlardan birinde yetişmektedir küçük Deniz. Annesini henüz doğmadan önce kaybetmiş, bir gazetede yazar olarak çalışan babası tarafından mütevazi bir evde yetiştirilmiştir. Babası dışında tanıdığı tek bir akrabası bile yoktur. Taki babası Sadık, bir gün Deniz’i şaşırtacak bir haberle gelene kadar… Deniz artık babasıyla birlikte, hiç görmediği dedesinin yanında, küçük bir kasabada yaşayacaktır.

Köye vardıklarında Sadık yıllar önce küstüğü babasını ilk kez görüyordur. Aralarındaki bu üskünlük kolay kolay geçecek cinsten bir durum değildir. Sadık’ın dönüş sebebini anlamlandıramayan aile bir yandan çok mutluyken diğer yandan tedirgindir de. Zamanla Deniz bu hiç görmediği ailesine alışırken ve her şey düzelmeye başlamışken yaşanan bir dram herkesi derinden etkileyecektir.
Son dönem sinemamızın en dokunaklı filmlerinden biri olarak kabul gören Babam ve Oğlum kendi türünde klasikleşmeye aday filmlerden biri.

“İNSANLARIN BÜYÜDÜKÇE HAYALLERİNİN KÜÇÜLME HALİ”

“Ona bir oda ver baba…” Bu cümle çarpmıştı birçok insanı onca film afişi ve fragmanı arasında… Filmi izleyenlerin çoğunun gözleri yaşlı, aklı sorularla ayrılmıştı sinema salonlarından…

Çağan Irmak’ın 2005 yılında çektiği “Babam ve Oğlum” filmi günümüz Türkiye’sinde hala güncelliğini korumaktadır. Filmin seyirciye aktardığı duyguların çeşitliliği zamana meydan okumasından ve farklı kuşaklarda farklı etkiler yaratmasından kaynaklanmaktadır. 1980 Türkiye’sinde genç yetişkin olan, şu an orta yaşlı nüfusu temsil eden kişiler için film yıllar geçmesine rağmen eskimeyen yoğun ve olumsuz duyguları temsil ederken, günümüz gençlerinde film, kahramanlığın tanımının yeniden değerlendirilmesi olarak görülmektedir.

İnsanların büyüdükçe hayat karmaşası içerisinde hayallerinin küçülmesi, inanılan değerlerde yalnız kaldıkça çaresizlik ve yetersizlik duygularının daha baskın hale gelmesi, gençlik yıllarında yalnızlık en büyük başarı göstergesi iken yaş ilerledikçe ibrenin sosyal yaşantının önemine doğru kayması birçok yaşantının temel taşlarındandır. Filmde de Sadık’ ın ailesinden ayrı bir birey olarak varlığını ispatlama çabası bir noktadan sonra oğlunu emanet edebilmek amacıyla vazgeçtiği bir savaş olmuş ve yıllar önce terk ettiği cepheye geri dönme kararı almasını sağlamıştır.

Babasının çocuklarını isimlendirirken onların kaderlerini de tayin etme hayali şüphesiz ki birçok ebeveynin ortak mücadelesidir. Bir oğluna Salim, bir oğluna Sadık adını vererek ailesinden gördüğü tüm gelenekleri, hayalleri ve belki de ortak kaderi nesilden nesile aktarma çabasında olan Hüseyin ağa, Sadık’ın kendisine çizdiği hayatı kabul etmemiş ve Sadık’ı evlat olarak yok sayma kararı vermiştir. Ancak bir yandan oğlunun varlığında torununu da yok sayma çabası, bir yandan da torunu sayesinde oğlunun ona göre yanlış olan her şeyini temize çekme arzusu film boyunca görülmektedir.

Gitmek isteyen birine asla engel olunamayacağını “açaydım kollarımı gitme diyeydim” haykırışı ve Salim’in ona doğru koşmasından sonra anlayan Hüseyin ağanın sahnesi izleyicinin aklına şu soruya getirmektedir; “Çocuk mudur kaçan ailesinin yanından yoksa aile midir çocuğu kaçırtan?

Filmin ortalarında gençlik aşkıyla karşılaşan Sadık’ın “evlendin mi?” sorusuna bir zamanlar sevdiği kızdan şöyle cevap gelir; “evlendim tabi, evlenmez mi insan?” Bu noktada seyirciyi Çağan Irmak yeniden düşünmeye sevk eder… Kalbi bir başkası için atarken bambaşka birinin yüzüğünü toplumsal saatin uyarmasıyla evliliği gelişimsel bir sürecin parçası olarak görüp takmak mıdır esas olan yoksa her şeye rağmen, herkese baş kaldırarak bir ömür yalnız kalmak pahasına beklemek, bekleyebilmek midir?

Filmin sonunda siyah beyaz ekranda Sadık’ın çocukluğu izlenirken her insanın hayal ettiği kadarını yaşadığı gerçeğini ve insanların hayalleri değil, hayallerin kendisini gerçekleştirebilecek insanları seçtiğini Çağan Irmak bir kez daha seyircisine hatırlatmaktadır.

 

Bingül UZEL
Uzm. Psikolojik Danışman
bingul_1986@hotmail.com

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar