Kız arkadaşım – My girl – Film inceleme

Rehberlik Servisi
778 Görüntüleme - Haziran 22, 2017
Sponsor Bağlantılar

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin Adı: My Girl (Kız Arkadaşım)

Oyuncular: Anna Chlumsky, Macaulay Culkin, Dan Aykroyd, Jamie Lee Curtis, Richard Mas

Yönetmen: Howard Zieff

Süre: 102 Dakika

Tür: Dram, Aile Filmi

Yıl: 1991

Ülke: ABD

Neden İzleyelim?

Merhaba, bu hafta için seçtiğim film içerisinde incelenmeye değer pek çok konuyu barındırıyor. Haftanın önemine uygun olarak baba-kız ilişkileri, anne yokluğuna 11 yaş bakış açısı, hipokondriyak belirtiler, arkadaşlık ilişkilerinde karşı cins yorumu ve ergenliğe adım atış gibi konuların bir arada işlenmesi bakımından izlenmeye değer filmler arasında başı çekiyor diyebilirim. Bunun yanı sıra çocuk oyuncunun oluşturduğu samimi hava ve hikayenin işleniş şekli, filmi yaşamdan bir kesit haline getirmeyi başarıyor.

Konusuna gelecek olursak, en genel anlamda 11 yaşındaki Vada’ nın hayatını ele aldığını söyleyebiliriz. Vada, annesini yıllar önce kaybetmiş, babaannesi ve cenaze işleriyle ilgilenen babası ile birlikte sakin bir yaşam sürdürmektedir. Onun yaşındaki her çocuk gibi etrafına karşı meraklı bir yapısı vardır. Ayrıca annesinin yokluğunun verdiği eksikliği babasıyla tamamlamaya çalışsa da kendini işine adamış babadan beklediği ilgiyi göremez. Yaşadığı sıkıntılarda ona yardımcı olan kişi çoğunlukla en iyi arkadaşı Thomas J. olur. Vaktinin çoğunu geçirdiği bu arkadaş, kendini keşfetme sürecinin pek çok anında Vada’ ya eşlik eder.

Filmin baba-kız ilişkisi halinde ilerleyen sahnelerine bir de Shelly isimli bir kadın dahil olur. Shelly, farklı duruşu ve tavırlarıyla herkesin ilgisini çekmeyi başarır. Vada’ nın bu yeni karakterle olan ilişkisi sürükleyici bir aile hikayesini de başlatmış olur.

Nasıl Değerlendirelim?

Film boyunca Vada’ yla birlikte güler, birlikte ağlarız. Peki onu gerçekten anlayabildik mi? Hislerini, düşüncelerini hatta neşeli görünümünün ardındaki yardım çığlıklarını fark edebildik mi?

Hepimize bir nebze de olsa yakın bir vakadan bahsediyoruz. Bir ebeveynin kaybı/yokluğu, çocuğun psikolojik gelişimi açısından oldukça yaralayıcı bir durumdur. Bunun telafisi zordur; ancak duruma uyum sağlama konusunda doğru adımlar atıldığında psikolojik açıdan sağlam bireyler yetiştirilebilir. Bir diğer açıdan ise tek ebeveyniyle kalan çocuğun ebeveyninden beklentileri önemli bir noktayı oluşturur. Filmde genellikle babasıyla kurmaya çalıştığı iletişimden mahrum kalan bir çocuk görüyoruz. Vada’ nın açısından bu üzücü ve dikkate değer bir durum olduğundan sonuçta birtakım tepkiler gelişiyor. Bunlardan biri ölülerle yaşanılan bir evde bulunmanın sonucunda geliştiğini düşündüğüm hipokondriazis belirtileri.

Hipokondriyazis, herhangi bir hastalığı olmadığı halde, kişinin şiddetli-ciddi bir hastalığı (kanser, kalp krizi, felç gibi) olduğuna en az 6 ay süreyle inanması ve bu konuda yoğun bir korku yaşamasıdır.

Bu kişiler normal fiziksel tepkileri (kalp atışı, terleme, öksürme, esneme, kabızlık gibi) yanlış yorumlarlar; sürekli farklı doktorlara giderler; bir hastalık ararlar; gereksiz yere birçok tıbbi tahlil yaptırırlar. Ayni anda birçok organa ait kuşku olabilirken, sadece bir organ veya hastalığa ait kuşku da bulunabilir. Sonuçların normal çıkmasına rağmen tatmin olmazlar ve doktor başvurularına, tetkiklere devam ederler. Bu kişiler sonuçta öyle bir noktaya gelirler ki “bir hastalık bulmak isterler; hastalık teşhis edilmediğinde kaygıları daha da artar; bu doktor bilmiyor, hastalığımı bulamadı gibi düşünürler; eğer bir hastalık bulurlarsa rahatlarlar”.”

Görüldüğü üzere Vada’ nın hiçbir rahatsızlığı bulunmamasına rağmen sürekli ağır bir hasta olduğunu iddia ederek doktora gitmesi, hastalığının olmadığı anlaşıldığında doktorun yeterince iyi olmayarak hastalığı tespit edemediğini düşünmesi ve başka bir doktorun daha fikrini almayı düşünmesi akla hipokondriazis yani halk arasında bilinen adıyla “hastalık hastası” denen durumu getirmektedir. Babasının ölülerle kendisinden daha fazla ilgilenmesi bu durumu doğuran en temel sebep olarak görülebilir. İlgi çekmenin yolunun hastalıktan veya ölüm tehlikesinden geçtiğini düşünen çocuk için doktor tarafından belgelenmiş bir rahatsızlığa sahip olmak demek aradığı ilgiyi elde etmenin bir yolu demek olabilir. Bu da gösteriyor ki bazı fiziksel semptomlar altında yatan psikolojik sebeplerle birlikte incelendiğinde anlam kazanır. Bu yüzden çocuğun içinde bulunduğu durumu çok iyi değerlendirmek gerekmektedir.

Filmin bir diğer önemli noktası Vada’ nın arkadaşlık ilişkileri. Kızlardan ziyade erkeklerle vakit geçirmesi aslında kız arkadaş ilişkilerini oluşturmada ve sürdürmede birtakım eksikliklere sahip olduğunu düşündürmektedir. Vada’ nın Shelly ile gerçekleşen diyalogları bu eksikliği giderme çabasını hissettirmektedir. Sonuçta en yakın arkadaşı Thomas’ tır. Vada’ nın hayata dair en güzel paylaşımlarında ve deneyimlerinde hep ön plandadır. Onun eksikliğinin verdiği hüzün kuşkusuz tüm izleyenleri gözyaşlarına boğmuştur.

Biz psikolojik danışmanlar için pek çok önemli unsuru barındıran bu filmi izlerken diyaloglara dikkat etmenizi rica ediyorum. Zira konuşulanlar hiç beklemediğiniz anda bir sonuca bağlanıyor. Keyifli seyirler.

NOT: 1994 yılında filmin ikincisi çekilmiştir. Genç bir kız olan Vada’ nın ilerleyen yaşamına dair kesitler sunan bu filmde annesine yönelik boşluklar dolduruluyor. Ayrıca babası ve Shelly’ nin hayatının nasıl değiştiğini de görme fırsatı yakalamış oluyorsunuz.

 

 

Necla AYDOĞAN
Psikolojik Danışman
neclaydogan.94@hotmail.com

 

 


KAYNAKÇA
https://www.frameby.com
http://www.manavgatpsikiyatri.com/hipokondriyazis_hastalik_hastaligi.html


 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar