Benim Adım Sam – inceleme – II

Rehberlik Servisi
1.219 Görüntüleme - Eylül 25, 2017
Sponsor Bağlantılar
Örnek Resim

 

NASIL BU KADAR AYRIYKEN BU KADAR AYNI HİSSEDİYORUZ?

“BENİM ADIM SAM” İSİMLİ FİLMİNİN HUKUKSAL VE PSİKOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ – 2

Sam, küçük dünyasında kendi halinde yaşayan, ritüelleri ile mutlu olan genç bir adamken birden kendisini ebeveyn rolünde bulur. Doğduğu an kucağına bırakılan küçük kızın kulağına kendisini sakinleştirmek istediği zamanlarda söylediği Beatles’in “Lucy in the sky with diamonds” şarkısını okur ve kızının adına karar verir; Lucy…

Film boyunca net bir şekilde ifade edilmese de Aspergerli bir birey olduğu düşünülen Sam, marketteki bebek reyonuna girdiğinde kendisini çok kötü hisseder. Her taraf tanımadığı ürünlerle doludur, kucağındaki bebek ağlamaktadır ve ne yapacağını bilememektedir. Ancak kendisini kontrol etmeyi başarır ve ritüeli değiştiğinde ortaya çıkan tipik öfke patlamasıyla baş etmeyi başarır.

Bebeği ne kadar sıklıkla beslemesi gerektiğini karşı komşusu olan Annie anlatır. Sam’in çocuk kanalına tutkunluğunu bildiğinden Lucy’in beslenme periyotlarını çizgi filmlerin saatlerine göre ayarlar ve böylelikle Sam, kontrolün kendisinde olduğunu anlayarak kendisini güvende hisseder.

Yıllar geçer, Lucy büyür… Lucy büyüdükçe soruları da büyür ve Sam bir noktadan sonra Lucy’e tatmin edici cevaplar bulamamaya başlar. En sonunda Lucy şöyle der; “Sen diğer babalardan farklısın ve eminim Tanrı bunu kazara yapmıştır. Ama ben şanslıyım çünkü başka kimsenin babası senin gibi parka gelmiyor, çocuklarıyla oynamıyor.” Lucy, yaşından büyük cümlelerle sürekli babasını sakinleştirir ve yaşadıkları anormal durumları normalize etmeye çalışır.

Lucy okula başlamadan önce ayakkabı alma sürecinde yaşananlar oldukça etkileyicidir. Sam’in engeli olan tüm arkadaşları bir ayakkabı seçip Lucy’i ikna etmeye çalışırken Sam son noktayı koyar: “Lucy seçimini yaptı ve o her zaman en doğrusunu bilir.” Ayakkabının ödemesinde sorun yaşayan Sam’e arkadaşları destek çıktıktan sonra kasiyer Lucy’e balon verecekken hepsinin istediğini fark eder ve her birine birer kırmızı balon verir. Ekip mağazadan balonlarıyla ayrılırken seyirci bir kez daha sevginin ve samimiyetin gücünü hisseder.

Sam’in ritüellerine müdahale edilmesi oldukça zordur. Her ayın ilk perşembesi video gecesidir. Lucy’nin eve ilk geldiği gün ayın ilk perşembesi olmasına rağmen video izlemekten kimse vazgeçmez. Her çarşamba akşamı gittikleri hamburgerciyi Lucy’nin yoğun ısrarlarıyla Sam değiştirir ancak yeni bir yerin değişik özellikleri ve farklı menüsüyle baş edemez. İstediklerini anlamayan garsona karşı sonunda sesini yükseltir ve herkesin tepkisini çeker. O sırada Lucy’ye odaklanan kamerada Lucy’nin çaresizliği görülür…

Akşamları Sam’in Lucy’e kesintisiz okuyabildiği tek kitap “pastırmalı yumurta”dır. Diğer kitaplarda kelimeleri bir araya getiremez, çok zorlanır. Lucy birkaç kez kitabı değiştirmek ister ama babasının başarısızlığını görünce vazgeçer. Okulda yaptığı resimlerde babasını küçük, kendisini ise büyük çizen Lucy, babasından çok daha iyi ve hızlı öğrendiğini fark ettiğinden mutsuzdur, öğrenmemek için elinden geleni yapar. Yeni kitaplar okurken onun gibi heceler, Sam ona müdahale ettiğinde ise şöyle der; “Sen okuyamıyorsun ben de okumak istemiyorum!”…

Ve ipler Sam’in Lucy için hazırladığı özel doğum günü partisinde kopar. Sam ve Lucy arasındaki süreci gözlemlemek için evlerine gelen sosyal hizmet görevlisinin yanında bir çocuk “zaten sen gerizekalısın ve Lucy senin onu evlatlık aldığını biliyor” der. Sam kendisini kontrol edemez ve çocuğu omuzlarından tutar. O anda çocuğun babası sürece dahil olur ve Sam’i yere düşürür. Sam yere düştüğü anda kapı açılır, içeri giren Lucy’dir. Lucy’nin gözlerindeki korku babasının titreyerek “iyi ki doğdun Lucy” demesiyle artar. Sosyal hizmet görevlisi duruma müdahale eder, Lucy’i alır ve götürür. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz…

 

Bingül UZEL
Uzm. Psikolojik Danışman
bingul_1986@hotmail.com

 

 

 

Av. Damla EREN 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar