Okuma Yoluyla 21. Yüzyıl Becerilerini Geliştirme

Rehberlik Servisi
1.957 Görüntüleme - Ağustos 18, 2017
Sponsor Bağlantılar

 

Okuma Yoluyla 21. Yüzyıl Becerilerini Geliştirme

Okullarımızın en önemli rolünden biri, öğrencilerimizin 21. Yüzyıl becerilerini geliştirmesidir

Pekiyi nedir bu 21. yüzyıl becerileri? Genel olarak 21. yüzyıl becerileri şöyle sıralayabiliriz!

  1. Eleştirel ve kritik düşünme
  2. Problem çözme
  3. Yaratıcılık ve yenilik
  4. Kültürler arası anlayış
  5. İletişim, bilgi ve medya okur yazarlığı
  6. Bilgi ve iletişim teknolojisi okuryazarlığı
  7. Kariyer gelişimi ve kendine güven
  8. İşbirliği
  9. Liderlik
  10. Uyarlanabilirlik
  11. Girişim ve girişimcilik
  12. Etkili sözlü ve yazılı iletişim
  13. Bilgiye erişme ve analiz etme
  14. Merak ve hayal gücü

Genel olarak bu sıraladıgımız 14 madde günümüzde bireylerin eğitim, iş ve sosyal hayatlarında başarılı olabilmeleri için her bakımdan cok önemli!

Bizler cok kücük yaştan itibaren cocuklarımızı maça veya bir yarışa hazırlar gibi testlere hazırlıyoruz.

Pekiyi, cocuklarımıza verilen bu testler onların 21. yüzyıl becerilerini ne kadar ölçüyor. Bu yazıda  bu konuya ve tartışmaya girmeyeceğim.

O zaman bir anne, baba olarak, birer okul idarecisi, ögretmen veya psikolojik danışman olarak çocuklarımıza ve ögrencilerimize 21. yüzyıl becerilerini nasıl kazandıracagız?

Aslında sorunun en basıt cevabı: “OKUMAK”

Size neden “KİTAP OKUMAK” üzerine ülke olarak biraz daha fazla durmamüz gerektiğini acıklayamaya çalışacağım.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, babası Ali Rıza Bey, “Adam olmak için okumak, öğrenmek şarttır. Başka çaresi yoktur.” sözleriyle, Atamızı sürekli okumaya özendirmiştir. Ve hepimiz, Atatürk’ ün okuma tutkusunun, ve öğrenme merakının hayatı boyunca devam ettiğini çok iyi biliyoruz.

Atatürk çocukluğundan, yaşamının sonuna kadar, en güç koşullarda dahi okumayı sürdürmüş ve herzaman çevresindekilere ve gençlere kitap okumayı tavsiye etmiştir. Ama malesef, uluslararası araştırma verilerine dayanarak, bugün itibariyle, Türkiye, dünyanın en okur-yazar ulkeleri arasina girememiştir.

Pekiyi güzel ülkemizi dünyanın en okur-yazar ulusu haline nasil getirebiliriz?

Elbette bu konu çok kapsamlı ve bilimsel olarak ele alınmalı. Bu kısa yazımda sizlerle ilginc bir kaç istatistik paylasacagim.

Mesela Türkiye’de ailemin yaşadığı ilçesinin, nüfusu 60,000 civarı, ve resmi olmayan rakamlara göre, ilçemiz ve mahallelerimizde yaklaşık 250 tane kahvehane, internet Cafe, Playstation ve Bilardo salonu var.

Ben şuan 3 çocuğum ve ailem ile beraber, Amerika’nın Connecticut Eyaletinde 50,000 kişilik bir kasabada yaşıyorum.

Sizlerle ilginç bir istatistik paylaşacagım, Amarika’da bulundugum kasabada

Kahvehane sayısı: 0

Internet Café sayısı: 0

Play Station Salonu sayısı: 0

Bizlerde oldugu gibi Bilardo Salonu sayısı: 0

Sizce bu ne anlama geliyor?

Benim dikkatimi çeken, Türkiye’de son 20 yılda, il, ilçe ve mahallelerimizde  kahvehane, Internet Café ve Play Station Salonu sayısı cok hızlı bir şekilde arttı ama malasef kütüphane ve kitap okuma salonlarımız nitelik ve  nicelik bakımından pek artış gösteremedi.

ABD’de master ve doktora eğitimim boyunca, beni ençok şaşırtan yurtdışındaki kütüphanelerin kaynak ve program zenginliği olmuştur.

2 yaşından 80 yaşına kadar her yaş grubunun ihtiyacına göre design edilmiş kaynaklar kütüphanelerde bulunmaktadır. Ayrıca, her gün kütüphanelerde her yaş grubuna göre çok başarılı sosyal ve akademik projeler  yürütülüyor.

Sözün özünü söylemek gerekirse, hem mekan olarak hemde işlev olarak kütüphane bulunduğumuz kasabanin en merkez ve islek yeri. Günlük ve haftalık kitap okuma, sosyal ve bilimsel calısmaları herkes burdan takip edebiliyor  TIKLA

Mesela benim en çok beğendiğim program anaokulundan önce 1000 kitap etkinligi.

Soruyorum, bizler Turkiye’de cocuklarımıza anaokuluna baslamadan önce onlara toplamda kaç kitap okumusuzdur?

5 yasina kadar kaçımız düzenli olarak kütüphaneye gitmistir?

Burda anaokulundan önce 1000 kitap etkinliğine velilerin ve cocukların cok ciddi bir katilimi var.

Hayal edebiliyormusunuz?

Cocuklarımıza 5 yaşına gelmeden yani okula başlamadan 1000 kitap okuduğumuzu. Annesi, babası, ailesi ve akrabası tarafından kendine 1000 kitap okunan çocuğun ileride ki, eleştirel ve kritik düşünme becerisini, problem çözme ve yaratıcılığını, iletişim, bilgi ve medya okur yazarlığını, kariyer gelisimini ve kendine güvenini, liderliğini, ve girişimciliğini, etkili sözlü ve yazılı iletişim kurma becerilerini, bilgiye erişme ve analiz etme yeteneğini, ÖĞRENMEYE MERAK ve HAYAL GÜCÜ düsünebiliyormusunuz?

Sizin icin bu kucuk kasabanın kütüphanesinden cocuklarımı buraya getirdigimde birkaç resim cektim, resimlere burdan ulasabilirsiniz TIKLA

Kütüphane demişken, paylaşmadan edemiyeceğim. Boğazicinde öğrencilik ve araştırma görevliligi yaptıgım yıllarda  zamanımın cok büyük bir kısmını Boğazici Kütüphanesinde gecirirdim. Boğazici Kütüphanesi bana çok büyük ve çok güzel gelirdi ama New York Üniversitesi ve Yale Üniversitesinin kütüphanesinde çalıştıktan sonra malesef çok üzülerek söylüyorum bizim üniversitesite Kütüphanelerimiz, arastıma merkezlerimiz, kaynak ve mekan olarak küçüçük bir kulübe gibi kalıyor. Bu da okumaya ve araştırmaya yeterince değer veremedigizin bir gostergesi olabilir.  Umarım hem il, ilçe hemde üniversite kütüphanelerimiz uluslar arası standardları en yakın zamanda yakalar.

Sözün özu, çocuklarımıza ve öğrencilerimize 21. yüzyıl becerilerini kazandırmak istiyorsak, ülke olarak sistemli bir şekilde cok kücük yaştan gelecek neslimizin düzenli kitap okuma ve araştırma alışkanlıklarını elde etmelerine gayret göstermeliyiz.

Özelliklede psikolojik danışmanlarımız, ilkokuldan başlayarak akademik, ve kariyer rehberlikleri bünyesinde çocuklarımıza kitap okuma sevgisini aşılamak için önemli çabalar göstermelidirler

Mesela, her çocuğumuzun yaşı 18 olana kadar 4000 kitap okuma hedefi koymak bence çok güzel olurdu. Elbette sadece okumak değil. Okuduklarını anlamak, analiz etmek, güzel projeleri ve fikirleri uygulamaya teşvik etmekte çok önemli.

Jacqueline Kennedy Onassis’in dediği gibi “Çocuğumuzun dünyasını büyütmenin ve güzelleştirmenin pek çok yolu vardır. Kitap sevgisi bunlarin arasindan en iyisidir.”

Note: Elbette haklısınız, “OKU” tavsiyesini ilkkez duymuyorsunuz!

En son yayınlanan istatistiklere göre ülkemizin yaklaşik yüzde 99’u müslüman olduğunu belirtmiş. ilk vahyin “IKRA” “OKU” denmesinin bir sırrıda bu olabilir mi acaba! Onuda sizin takdirinize bırakıyorum!

HER ZAMAN
HER YERDE
HER FIRSATTA
HER ŞEKILDE
OKUYUNUZ ve
OKUTUNUZ

 


Dr. Olcay Yavuz

Assistant Professor & Program Coordinator
Educational Leadership & Policy Studies Department
Southern Connecticut State University, America
yavuzolcay@gmail.com

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar