Gerçekten Hissettiğimizi Sandığımız Şeyleri mi Hissediyoruz?

11.07.2024
170
Gerçekten Hissettiğimizi Sandığımız Şeyleri mi Hissediyoruz?

Duygularımızın ne kadar farkındayız? Birincil duygu ne demek? İkincil duygu ne demek? Birincil duygu, bir durumun bize gerçekten nasıl hissettirdiğidir. İkincil duygu ise, birincil duyguya verilen tepkidir çünkü birincil duygu o kadar alev alev ve o kadar rahatsız edicidir ki onu görmezden gelmek için ikincil bir duygu ortaya çıkar…

Birincil duygu, bir durumun bize gerçekten nasıl hissettirdiğidir, biri kaba bir şey söylerse incinmiş veya üzgün hissederiz. İkincil duygu, birincil duygu rahatsız edici olduğu için birincil duyguya tepki olarak ortaya çıkan bir duygudur. Örneğin, insanlar incinmiş hissettiklerinde genellikle incinmiş hissettiklerinin farkında olmazlar çünkü öfke ikincil duygu olarak hızla devreye girer, bu yüzden öfkelenirler. Bunun nedeni, incinmiş hissetmenin savunmasızlık anlamına gelmesi ve savunmasızlığın yoğun bir şekilde korkutucu veya güvensiz hissettirmesidir. İncinmişlik hissiyle kalmak yerine, öfkenin ikincil duygu olarak devreye girmesi kişiye iyi gelir çünkü öfke hissetmenin olumlu yanı, daha güçlü ve güvenli hissetmektir. Olumsuz yanı, orijinal duyguların, incinmenin, genellikle ele alınmamasıdır.

Yaygın olan ikincil duygu ise kaygıdır. Elbette, kaygıyı birincil duygu olarak hissettiğimiz zamanlar da vardır. Ancak genellikle bir başka duygunun gölgesinde kendisini gösterir. Öfkeli, üzgün, incinmiş, utanmış, kıskanç veya hayal kırıklığına uğramış hissettiğimizde bu duygular son derece rahatsız edici, çok savunmasız veya ifade edilmesi çok zor olduğundan bunun yerine kaygılı hissederiz. Teorik olarak kaygı bizi daha karmaşık veya acı verici duygulardan korur, ancak  mevcut olayın uyandırdığı gerçek duygudan uzaklaştırdığı için sahte benlik oluşumuna olumsuz katkı sağlamış olur.

Birincil duyguları kabul etmek ve onlarla ahbap olmak istersek bize neler iyi gelebilir?

  • Biriyle konuşmak. Bir terapist, destek grubu, arkadaşlar veya aileyle nasıl hissettiğimiz hakkında bağlantı kurmak, birincil duyguları tanımlamamıza ve utancı azaltmamıza ve bu duygularla ve öz saygımızla rahatlığımızı artırmamıza yardımcı olabilir.
  • İddialı olmayı öğrenmek. Daha iddialı olmak için teknikler öğrenmek ve bunları uygulamak, savunmasız duygular etrafındaki korkuyla ilişkili kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Bir günlük tutmak. Günlük tutmak, birincil duygulara ulaşmamıza ve duygularımızı fark etmemize yardımcı olabilir.
  • Rahatlama tekniklerini uygulamak. Meditasyon, nefes egzersizleri, kas gevşetme ve yoga gibi teknikler rahatlamamıza, stresi atmamıza yardımcı olabilir.
  • Egzersiz yapmak. Yürüme, koşma, yüzme veya bisiklet sürme gibi aktiviteler rahatlamamıza ve kaygıyı azaltmamıza yardımcı olabilir. Meyve ve sebzeleri artırmak, kafein ve şekeri azaltmak gibi diyet ayarlamaları da kaygıyı azaltabilir.
  • Yeterince uyumak. Kaliteli uyku veya dinlenme almak daha az stresli hissetmemize ve duruma karşı yeni bir bakış açısı kazanmamıza yardımcı olabilir.
  • Doğada vakit geçirmek. Araştırmalar, doğada vakit geçirmenin esenlik ve minnettarlık duygularını desteklediğini ve bunun da kaygıyı azalttığını gösteriyor.
  • Düşüncelerinize meydan okumak. Öfke veya kaygı hissettiğinizde, kendinize bu duygulardan şüphe etme ve diğer duyguların daha savunmasız veya karmaşık olup olmadığını merak etme izni verin. Merak ettiğimizde duyguların alev alev olma hali hafifler ve böylelikle yükü hafifler.

Kaygı ve öfke gibi ikincil duygular, genellikle bir durumun bizde uyandırdığı birincil duygulardan daha rahatlatıcıdır ve bu birincil duygularla ilgili rahatsızlığımızın bir yansımasıdır. İkincil duygular, ne hissettiğimizi tanımlama yeteneğimizi kaybetme ve kendimize yabancılaşma ihtimalimizi ortaya çıkarır. Duygularımızı kabul ettiğimizde hem kendimizle hem de çevremizle barış içerisinde olabilmemiz mümkün olur. Barış içerisinde, keyifle yaşadığımız günler dileğiyle…

https://www.psychologytoday.com/intl/blog/what-the-wild-things-are/202406/are-we-really-feeling-what-we-think-were-feeling sitesinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

 

YAZAR BİLGİSİ
2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’ ne girmiş, 2010 yılında yüksek onur derecesiyle mezun olmuş ve Prof. Dr. Turhan Oğuzkan ödülüne layık görülmüştür. Üniversite eğitimi sırasında Erasmus programı ile İsveç-Stockholm Üniversite’ sine gitmeye hak kazanarak 6 ay boyunca “Early Childhood Education” alanında eğitim almıştır. Maltepe Üniversitesi Gelişim Psikolojisi tezli yüksek lisans eğitimini 2012 yılında bitirmiştir. 450 saatlik MEB onaylı Aile ve Çift Terapisi eğitimi, Terapötik Kartlar Eğitimi, Kriz Müdahale Eğitimi, Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Mülteci Çocukların Topluma Uyumu Eğitimi, Özel Eğitimde Alternatif Öğretim Teknikleri, Çocuk Değerledirme Testleri, Sanat Terapisinin Erken Çocukluk Döneminde Kullanımı, Çocuk ve Ergenlerle Klinik Görüşme Teknikleri, İhmal ve İstismarda Aile ve Çocuğa Yaklaşım Eğitimi, Proje Döngüsü Yönetimi, Siber Zorbalık Eğitimi, Çocuk ve Ergenlerde Psikiyatrik Rahatsızlıkların Genel Tanımı Eğitimi, Yaratıcı Dramayla Grup Rehberliği Eğitimi, Dikkat Testleri Eğitimi, EMDR 1. düzey eğitimi katıldığı eğitimlerden bazılarıdır. Namık Kemal Üniversitesi´nde Davranış Nörobilimi alanında doktora programını 2022 yılında tamamlayarak "Nörobilim Doktoru" ünvanını alan Bingül Kemiksiz Uzel, farklı mecralarda yazdığı yazılara ek olarak rehberlikservisi.net sitesinde yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.