Okul Baskınları: Güvenlik Kapıda Değil, Ruh Sağlığında Başlar

Okul Baskınları: Güvenlik Kapıda Değil, Ruh Sağlığında Başlar

Son dönemde Urfa ve Maraş’tan gelen acı haberler, hepimizi derin bir keder ve beraberinde “Okullarımız neden güvenli değil?” sorusuyla baş başa bıraktı. Ancak çözüm arayışımızda genellikle kolaya kaçıyoruz: Daha fazla X-Ray cihazı, daha yüksek duvarlar veya kapıya dikilen güvenlik görevlileri.

Oysa gerçek şu ki; hiçbir metal dedektörü, bir çocuğun zihninde büyüyen karanlığı tespit edemez.

Temel Neden: Sosyal İzolasyon ve “Görülmeme” Hissi

Okul baskınlarının ve gençlik şiddetinin temelinde yatan en büyük faktör, dijital oyunlar veya diziler değil; sosyal kopuş ve sistematik ihmaldir. Şiddete yönelen gençlerin profillerini incelediğimizde karşımıza çıkan ortak tablo genellikle şöyledir:

  • Aidiyet Eksikliği: Kendini hiçbir yere ait hissetmeyen, okulda veya ailede “görülmeyen” birey, varlığını şiddetle kanıtlama yoluna gider.

  • Akran Zorbalığı: Sessizce büyüyen ve müdahale edilmeyen zorbalık, kurbanın bir noktadan sonra “fail”e dönüşmesine neden olur.

  • Rehberlik Hizmetlerinin Yetersizliği: Rehberlik servislerinin sadece “tercih danışmanlığı” veya “disiplin aracı” olarak görülmesi, erken müdahale şansını yok eder.

Çözüm: Güvenlik Perspektifinden “Bütünsel Eğitim”e Geçiş

Okulları kaleye dönüştürmek yerine, çocukların ruhsal ihtiyaçlarını karşılayan bir ekosistem inşa etmeliyiz.

1. “PKYS” Tarzı Erken Teşhis Sistemleri

Her öğrencinin sadece akademik değil, mizaç ve potansiyel özelliklerini takip eden sistemler kurmalıyız. Eğer bir çocuk içe kapanıyorsa, şiddet içerikli platformlarda radikalleşiyorsa veya sosyal uyum sorunları yaşıyorsa, bu durum bir “alarm” olarak algılanmalıdır.

2. Rehberlik Servislerinin Stratejik Rolü

Rehber öğretmenler, idari işlerin yükünden kurtarılmalı ve doğrudan “sosyal doku koruyucusu” haline getirilmelidir. Bir okulda kaç öğrencinin risk grubunda olduğu, kimlerin ailevi sorunlar yaşadığı veriye dayalı ve proaktif bir şekilde takip edilmelidir.

3. Dijital Okuryazarlık ve Aile Katılımı

Suç gruplarının veya radikal toplulukların çocuklara en rahat ulaştığı yer Telegram grupları ve kontrolsüz oyun odalarıdır. Ailelerin “çocuğum odasında bilgisayar oynuyor, güvende” yanılgısından kurtarılması şarttır.

Unutmayalım: Bir okulun gerçek güvenliği, kapısındaki kilitlerin sağlamlığıyla değil, içindeki çocukların birbirine ve hayata duyduğu bağın gücüyle ölçülür.

Sonuç

Mesele bilgisayar oyunları ya da münferit bir “psikopatoloji” meselesi değildir. Mesele, toplumsal bir çürümenin çocukların üzerine yıktığı ağır yüktür. Çözüm, insana yatırım yapmak ve her bir çocuğun potansiyelini keşfedebileceği, kendini değerli hissedeceği bir eğitim reformunu hayata geçirmektir.


Hasan Aksoy Eğitim Stratejisti & Rehberlik Uzmanı

YAZAR BİLGİSİ
Psikolojik danışman ve rehber öğretmen 2004 erzurum pdr mezunu 2007 bahçeşehir üniversitesi eğitim yönetimi yüksek lisans çeşitli özel ve kamu kurumlarında (dershane, üniversite, ilkokul, ortaokul, lise, meslek lisesi) rehber öğretmen olarak çalıştım halen sınavlı bir devlet anadolu lisesinde rehber öğretmen olarak görev yapıyorum, rehber öğretmen olarak emekli olmak kariyer hedefim. öğrencilere kariyer belirleme ve sınavlar konusunda yardımcı olmaya çalışıyorum. bir erkek ve bir kız babasıyım
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.