Hep ben mi suçluyum?

16.06.2023
1.068
Hep ben mi suçluyum?

Kontrolcü, kavgacı veya narsist bir ebeveynin dümende olduğu bir ailede, bir kişinin “günah keçisi”, “her zaman” suçlu seçilmesi, sadece aile üyelerinin etkileşimleri ve davranışları üzerinde değil, aynı zamanda ailenin süregelen öyküsü üzerinde de kontrolü sürdürmek için etkili bir araçtır.

Aile üyelerinden birinin günah keçisi seçilmesiyle aile üyeleri kendilerini gerçekte olduğundan daha sağlıklı ve daha işlevsel olarak görür. Eğer o tek kişi -evet, günah keçisi- olmasaydı, aile mükemmel olurdu ve hayat kusursuz olurdu.

Bir kişinin günah keçisi olması, diğer kişilerin olumsuz bir sonuç için daha az sorumluluk olmasını sağlar. Bir örnekle bu konuyu anlatalım. Arabanız gecenin geç bir saatinde saldırıya uğramış olsun.  Bu başınıza geldiyse, endişelenebilir veya hatta polisi arayabilirsiniz ve bu durumu talihsizlik olarak adlandırırsınız. Ancak bu olay aileden bir kişi günah keçisi yapmayı alışkanlık haline getiren bir ailenin başına gelse, olaya bu şekilde yaklaşmaz; bunun yerine, o kişinin arabayı en son kullandığı ve belki de kilitlemediği gerçeğine odaklanacaktır. Bu durumda sorumlu odur.

Kim günah keçisi olur?

Ahmet’inki gibi bazı ailelerde, günah keçisi rolü, aile üyeleri arasında döner:

“Başarısızlık kabul edilemezdi. Kimse babam hakkında konuşamazdı, konuşmaya çalışan aileye ihanet etmiş sayılırdı. “Senden adam olmaz.” Cümlesini duymadığımız tek bir gün yoktu. Karşı çıkan aileden soyutlanır ve kimse onunla konuşmazdı. En sonunda özür dilersen aileye yeniden alınırdın. Kızlara bu kadar yüklenilmedi ama bizim varlığımız babam için hep tehditti. Bu, çocukluktan yetişkinliğin ilk on yılına kadar devam etti, ta ki ben üniversiteye gidene kadar.”

Bazı ailelerde ise günah keçisi rolü tek bir kişiye kalıcı bir rol olarak atfedilir:

“Ablam Derya, günah keçisiydi çünkü annemin manipülasyonlarına her zaman direnirdi. 3 kardeş arasında en başarılımız oydu. Ve annem onu hiç sevmedi çünkü kendi gençliğindeki halinden daha başarılıydı. Ablamı, bizi kontrol ettiği gibi kontrol edemedi ve ailede olan tüm sorunların sebebini Derya olarak gördü. Derya anneme karşı çıktıkça biz geri planda kaldık, başarılı olmadık, dikkat çekmedik ve annem bizi sevdi. Babam da çok pasifti. Anneme hiç karşı çıkmadı. Ablam 18 yaşında evden ayrıldı, hukuk fakültesine girdi ve annemle iletişimi kesti. Tarihin en başarılı günah keçisi ablam olmalı. Ben ablamı hala görüyorum, ama annemden habersiz. Ailenin günah keçisi biz değildik ama yıllardır tonlarca sorunla uğraşan da bizleriz.”

Bazen bir bebeğin dünyaya gelişi de onu günah keçisi yapılabilir. Bade’nin anlattığı buydu:

“Annem benden her zaman nefretle bahseder. Babamı ondan uzaklaştıran ve boşanmalarına neden olan benim doğumumdu. Babam evden ayrıldığında ben 7 yaşındaydım. Demek ki ben değildim sorun ama ben bunu yıllar sonra anlamadım. Annem bir daha hiç evlenmedi çünkü ona göre kimse peşinde kuyruğu olan birini istemez. Halbuki babam iki çocuklu bir kadınla evlenmişti.  Hayatım boyunca kendimi bir hata olarak gördüm. Başardığım her şeyin tesadüf, hatalarımın ise bir hak ediş olduğuna inandım. Şimdi, terapistimin odasında hiçbir şeyin kendi suçumun olmadığı gerçeğiyle tanıştım ve hafiflediğimi hissettim.”

Günah keçisi nasıl seçilir?

Günah keçisi seçme sürecinde standart kriterler yoktur. Tüm kalıplar bilimsellikten uzak ve özneldir. Ama yine de zihnimizde ana hatlarıyla bir şema olması için bazı kalıplara beraber göz atalım:

  1. İsyankar çocuk

Baş edilemeyen, kişinin kendisinden daha başarılı olan çocuklar günah keçisi olarak seçilebilir. Ancak böylelikle o çocuğun kontrol altına alınabileceğine inanılır.

  1. Duyarlı olan çocuk

Günah keçisi yapmak ve zorbalık benzer motivasyon kaynaklarına sahiptir ve her biri istismarcıya bir güç akışı sağlar; Seçilen çocuğun duygusal tepkiler vermesi işleri daha da kolaylaştırır. Çünkü ebeveyn, o çocuğun günah keçisi olma sebebini “çocuğu sertleştirmek” veya “fazla hassas olmaktan vazgeçirmek” için olduğunu düşünür. Ailedeki diğer çocuklar,  kara koyun olmamak adına duygusal tepkilerini bastırmak için ellerinden geleni yaparlar, bu da onlara geçici koruma sağlar, ancak farklı türde bir hasara neden olur.

  1. “Üstün” olan çocuk

Özellikle bir çocuğu günah keçisi yapan anneler, o çocuğun üstün olduğunu düşünür. Çocuk hem kendisinden hem de diğer çocuklarından o kadar farklıdır ki, sahip olduğu ebeveynlik becerileri tamamıyla alt üst olur ve suçu çocuğa atarak tepki verir.

  1. Bir başkasını hatırlatan çocuk

Ailede sevilmeyen bir kişiyi anımsatan çocuk da günah keçisi olacak seçilebilir.  Bazen bu durum açıkça ifade edilebilir -“Tıpkı halan gibisin, sorumsuz ve tembelsin”.

 

Günah keçisi olma durumu ne kadar normalleştirilmeye çalışılırsa çalışılsın bu durum her zaman istismar olarak tanımlanır.  Önemli olan anne babaların çocuklarını nasıl günah keçisi seçtikleri değil, çocukların üzerinde bıraktığı hasarlar ve bu hasarları sağaltım sürecidir…

YAZAR BİLGİSİ
2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’ ne girmiş, 2010 yılında yüksek onur derecesiyle mezun olmuş ve Prof. Dr. Turhan Oğuzkan ödülüne layık görülmüştür. Üniversite eğitimi sırasında Erasmus programı ile İsveç-Stockholm Üniversite’ sine gitmeye hak kazanarak 6 ay boyunca “Early Childhood Education” alanında eğitim almıştır. Maltepe Üniversitesi Gelişim Psikolojisi tezli yüksek lisans eğitimini 2012 yılında bitirmiştir. 450 saatlik MEB onaylı Aile ve Çift Terapisi eğitimi, Terapötik Kartlar Eğitimi, Kriz Müdahale Eğitimi, Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Mülteci Çocukların Topluma Uyumu Eğitimi, Özel Eğitimde Alternatif Öğretim Teknikleri, Çocuk Değerledirme Testleri, Sanat Terapisinin Erken Çocukluk Döneminde Kullanımı, Çocuk ve Ergenlerle Klinik Görüşme Teknikleri, İhmal ve İstismarda Aile ve Çocuğa Yaklaşım Eğitimi, Proje Döngüsü Yönetimi, Siber Zorbalık Eğitimi, Çocuk ve Ergenlerde Psikiyatrik Rahatsızlıkların Genel Tanımı Eğitimi, Yaratıcı Dramayla Grup Rehberliği Eğitimi, Dikkat Testleri Eğitimi, EMDR 1. düzey eğitimi katıldığı eğitimlerden bazılarıdır. Namık Kemal Üniversitesi´nde Davranış Nörobilimi alanında doktora programını 2022 yılında tamamlayarak "Nörobilim Doktoru" ünvanını alan Bingül Kemiksiz Uzel, farklı mecralarda yazdığı yazılara ek olarak rehberlikservisi.net sitesinde yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.