ÇOCUKLAR VE CORONAVİRÜS

28.03.2020
863
ÇOCUKLAR VE CORONAVİRÜS

Son günlerde yeni Coronavirüs ya da Covid-19 kelimelerin geçmediği bir sohbetimiz olmuyor. İşte son zamanlarda duyduğumuz cümlelerden örnekler:

  • Anne, hepimiz ölecekmişiz… (Okul bitiminde annesini arayan 13 yaşındaki bir erkek öğrencinin cümlesi)
  • Ne yazık ki, tüm maskelerimiz bitti. (Herhangi bir eczane çalışanı)
  • Coronavirüs sana geldiği gibi ölürmüşsün baba… (Anaokulundan kızını alan bir babanınn duyduğu cümle)
  • Kızım, kendi ellerini ve çocukların ellerini sürekli yıkadığından emin ol… (Anneannenin bir cümlesi)
  • Dünya Sağlık Örgütü son güncel bilgileri paylaştı… (Akşam haberleri)
  • Ülkemizdeki ilk vaka tespit edildi… (Son dakika haberleri)

Böyle bir durumda endişeli olmamak mümkün mü? Bir yetişkin olarak dahi bilinmeyen bir virüse karşı sürekli kaygı ve endişe içindeyim. Halbuki yaşadığım yerde vaka bildirimi de yok. Eğer yetişkin olarak bizler böyleysek çocuklar kimbilir neler hissediyor?

4 temel başlıkta çocuklara nasıl yardımcı olabiliriz, gelin hep beraber bakalım…

1.Dinleyin…

Çocuğunuz size gerçekten ne diyor? Çocuklarınızın ne duyduklarını, ne anladıklarını ve kafalarında gezinen soruları tam anlamıyla dinleyin. Çocukların okuldan, akranlarından, televizyondan ne kadar bilgi edindiklerini hiçbir zaman tam olarak bilemeyiz. Çocuklar içinde bulundukları gelişim özelliklerine bağlı olarak anlamadıkları bir olayı hayal güçleriyle zenginleştirip bambaşka bir olay haline getirebilirler. Unutmayın çocuklar çok iyi gözlemlerler ama çok kötü yorumculardır… Çocukları sessiz bir ortamda dinleyerek hatalı bilgilerini mutlaka düzeltin.

2. Sakinliğinizle model olun…

Uçakta bir türbülans yaşandığında kaptan pilot anons yaparak türbülans hakkında bilgi verir ve sakin olunmasını ister. Kaptan pilotun da yaşanan türbülans karşısında panik olduğunu, sesinin titrediğini ve kelimeri tam olarak söyleyemediğini hayal eder misiniz? Hayal bile edemiyorsunuz değil mi? Çocuklar yaşanan olaylar karşısında nasıl tepki vereceklerini çevrelerindeki yetişkinleri gözlemleyerek karar verirler. Davranışlarınızla çocuklarınıza nasıl model olduğunuzu fark edin.. Gerekli temizlik önlemlerini alın ve günlük rutininize devam edin.

3. Bilgi verin, garanti vermeyin…

Çocuklarınızın ne bildiğinden emin olduktan sonra hatalı bilgilerini düzeltin. Dürüst olmayı ve açık konuşmayı unutmayın. Dünya Sağlık Örgütü’nün sayfasından yararlanarak net bilgileri edinebilirsiniz. En az 20 saniye elimizi yıkamamız gerektiğini, küçük çocukların çok az bir kısmının virüsten etkilendiğini, doktorların, bilim adamlarının virüsle mücadele etmek için ellerinden geleni yaptıklarını anlatın. Cevabını bilmediğiniz bir soru sorduklarında “bilmiyorum” demekten çekinmeyin. Dünyada kesin olmayan birçok şey olduğunu, hasta olmama konusunda bir garantimiz olmadığını anlatın. “Hasta olmayacaksın.” “Seni koruyoruz.” “Bunlarla endişelenmene gerek yok.” Gibi cümleler kurmayın. Bu tür cümleler çocukların endişelerini kısa bir süreliğine azaltsa da uzun vadede endişelerini çok daha fazla körükleyecektir.

4. Kaygıya patronun kim olduğunu gösterin.

Çocuğunuz sizden sürekli “bize bulaşmayacağına dair” bir garanti istemeye devam ederse ne yapacaksınız? Çocuğunuzun duygularını fark ettiğinizden ve anladığınızdan emin olun. “Çok korkmuş ve endişelenmiş olduğunu görüyorum, istersen bu duygularınla ilgili bir resim yapabilir ve daha sonra o resim hakkında konuşabiliriz.” Gibi bir cümle kurmanız çocuğunuzun sizin tarafınızdan anlaşıldığını hissetmenizi sağlayacaktır. Yapılan çizim hakkında konuşabilir, daha sonra çizdiği resmi bir top haline getirip çöp kutusuna basket atmasını ya da kağıdı yırtmasını isteyebilirsiniz. Böylelikle çocuklar kaygısını somut hale getirip onu yok edebildiklerini deneyimlemiş olacaklardır.

Son söz: Hayat devam ediyor, gerekli temizlik önlemlerini aldıktan sonra evin içinde ailece yapabileceğiniz etkinliklerle evde de olunsa baharın tadını çıkarmayı ihmal etmeyin…

https://www.psychologytoday.com/us/blog/anxiety-is-not-the-boss/202002/how-talk-your-anxious-child-about-the-coronavirus
sitesinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

YAZAR BİLGİSİ
2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’ ne girmiş, 2010 yılında yüksek onur derecesiyle mezun olmuş ve Prof. Dr. Turhan Oğuzkan ödülüne layık görülmüştür. Üniversite eğitimi sırasında Erasmus programı ile İsveç-Stockholm Üniversite’ sine gitmeye hak kazanarak 6 ay boyunca “Early Childhood Education” alanında eğitim almıştır. Maltepe Üniversitesi Gelişim Psikolojisi tezli yüksek lisans eğitimini 2012 yılında bitirmiştir. 450 saatlik MEB onaylı Aile ve Çift Terapisi eğitimi, Terapötik Kartlar Eğitimi, Kriz Müdahale Eğitimi, Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Mülteci Çocukların Topluma Uyumu Eğitimi, Özel Eğitimde Alternatif Öğretim Teknikleri, Çocuk Değerledirme Testleri, Sanat Terapisinin Erken Çocukluk Döneminde Kullanımı, Çocuk ve Ergenlerle Klinik Görüşme Teknikleri, İhmal ve İstismarda Aile ve Çocuğa Yaklaşım Eğitimi, Proje Döngüsü Yönetimi, Siber Zorbalık Eğitimi, Çocuk ve Ergenlerde Psikiyatrik Rahatsızlıkların Genel Tanımı Eğitimi, Yaratıcı Dramayla Grup Rehberliği Eğitimi, Dikkat Testleri Eğitimi, EMDR 1. düzey eğitimi katıldığı eğitimlerden bazılarıdır. Halen Namık Kemal Üniversitesi´nde Davranış Nörobilimi alanında doktora programına devam etmekte olan Bingül Uzel farklı mecralarda yazdığı yazılara ek olarak rehberlikservisi.net sitesinde yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.