Psikolojik Danışmanların Geçici Görevlendirilme Sorunu

Rehberlik Servisi
3.112 Görüntüleme - Aralık 14, 2016
Sponsor Bağlantılar

Okullarımızda var olan psikolojik danışmanların iş yüklerinin fazla olduğu bilinmektedir. Birçok psikolojik danışman sorumlu olması gereken öğrencilerden çok daha fazlasına, bu psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri vermek durumunda kalmaktadır. Sayının fazla olması verilen hizmetin kalitesini düşürmektedir.  

Durum böyleyken rehber öğretmenlerin yaşadığı problemlere bir problem de görevlendirilmeleri ile eklenmektedir. Bu durum psikolojik danışmanların motivasyonunu düşürmekte ve mesleğe olan bağlılıklarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu şekilde görevlendirilen bir çok rehber öğretmen kendisini yeni gittiği okulda sürgün hissetmekte ve bu sürgün hissini bir kenara bırakıp öğrencilerine yardımcı olmaya çalışmakta ve motivasyon kaybı sebebiyle düşen performansı gereği kendisini haksız bir şekilde suçlu hissetmektedir.

Bu yazı ile rehber öğretmenlerin yaşadığı bu problemin haksızlık teşkil ettiği ve maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu işlenmiştir.

HUKUKA AYKIRILIK NEDENLERİ

657 sayılı DEVLET MEMURLARI KANUNU Madde 33 – “(Değişik: 30/5/1974 – KHK – 12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) Kadrosuz memur çalıştırılamaz.” Her rehber öğretmen kadrosunun bulunduğu okulda ve kadrosunda çalışma hakkına sahiptir.

5442 sayılı kanunu ’un 8/c maddesi, kamu görevlilerinin il içinde nakilleri konusunda Vali’nin yetkili olduğunu belirtmiş (Yukardaki fıkralarda yazılı bütün memurların lüzumu halinde il içinde nakil ve tahvilleri mensup olduğu il idare şube başkanlarının inhası üzerine valiler tarafından icra edilmekle beraber mensup oldukları Bakanlıklar veya genel müdürlüklere sebepleriyle bildirilir.) ,  aynı kanunun Kaymakam’ın görev ve yetkilerini düzenleyen 31. Maddesi’nin G bendinde Kaymakamın ilçede görevli uzman veya fen kollarına dahil memurların görevleriyle ilgili olarak Valilikten alınacak emirler üzerine işlem yapılabileceği hüküm altına alınmıştır(Kaymakam, ilçedeki idare, daire ve müesseselerde çalışan uzman veya fen kollarına dahil memur ve müstahdemlerden ilçenin genel ve mahalli hizmetlerine ilişkin işlerin görülmesini asli vazifelerine halel getirmemek şartıyla valiliğe teklif suretiyle isteyebilir. Valilikten alınacak emir üzerine bu memurlar verilen işleri yapmakla ödevlidirler.).

Ayrıca “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına ilişkin Yönetmeliğin; “Geçici Görevlendirme” başlıklı 23.Maddesinde ; “Öğretmenler, aylık karşılığı ders ve zorunlu ek ders saatlerini kendi okul ve Kurumlarında dolduramamaları halinde eğitim ve öğretim alanında ihtiyaç bulunan okul ve kurumlarda geçici süreli olarak görevlendirilebilir.” hükümleri bulunmaktadır.

Aynı Yönetmeliğin Geçici 1. Maddesi’nde; “Bu fazlalığın giderilmesine kadar öğretmen fazlalığının bulunduğu branşta o okul ve kurumlara 21 inci Madde gereğince yapılan atamalar hariç hiçbir şekilde atama yapılmaz ve ders dağılımları, mevcut norm kadrolarla ilişkilendirilen öğretmenler ile norm kadro fazlası öğretmenler arasında ders bütünlüğü de dikkate alınarak eşit şekilde dağıtılır.” hükümleri bulunmaktadır.

Bu hükümlere göre; Rehber öğretmenlerin norm kadrosunda bulunduğu okul haricinde görüşü alınmadan geçici olarak görevlendirilmeleri mümkün değildir. Bir öğretmenin başka bir kuruma geçici görevlendirilebilmesi için izni ve görüşünün alınması, öğretmenin bulunduğu okulda norm kadro fazlası olması gerekmektedir.

Yine, 16/12/2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici Ve Öğretmenlerinin Ders Ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın, “Kadrosunun bulunduğu okul ve kurum dışında görevlendirilme” başlıklı, 20. Maddesinde;

“(1) Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları müdürleri; kendi okul ve kurumlarında görevli öğretmenlere alanlarındaki dersler ile ilgili öğretmenin girebileceği diğer alanlardaki dersleri dengeli olarak dağıttıktan sonra, aylık karşılığı ders saatini dolduramayanlar ile dağıtılamayan alan derslerini en geç 15 gün içinde millî eğitim müdürlüğüne, (büyükşehir belediyesi bulunan merkezlerde il millî eğitim müdürlüğüne) yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.

(2) Millî eğitim müdürleri; aylık ve zorunlu ek ders görevi saatlerini kendi okul ve kurumunda dolduramayan öğretmenleri, öncelikle isteklilerden, istekli bulunmaması durumunda ise hizmet puanı en az olandan başlamak suretiyle görev yerlerinin bulunduğu veya ikamet ettikleri belediye sınırları (Büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi) içinde kalmak kaydıyla öncelikle alanlarında veya ilgili öğretmenin girebileceği diğer alanlarda öğretmen ihtiyacı bulunan diğer okul ve kurumlarda görevlendirmek ve bu görevlendirmenin yerine getirilip getirilmediğini izlemek zorundadır.

(3) Aynı belediye sınırları içinde alanlarında veya ilgili öğretmenin girebileceği diğer alanlarda aylık karşılığı ders ve ek ders görevi saatlerini dolduramayan öğretmen varken bu dersler 9 uncu maddede sayılanlara verilemez.” hükümleridir.

Bu hükümlere göre öğretmenlerin başka bir okulda/kurumda geçici görevlendirilebilmesi için, aylık karşılığı ders ve zorunlu ek ders saatlerini kendi okul ve kurumlarında dolduramaması şartı bulunmaktadır.

Buna göre öğretmenlerin aylık karşılığı ders ve zorunlu ek ders saatlerini görev yaptıkları okulda/kurumda doldurmaları halinde başka okulda/kurumda geçici olarak görevlendirilebilmelerine imkân bulunmamaktadır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda Aynı Kurum İçinde Görevlendirme Konusu Düzenlenmemiştir.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 8 inci maddesinde Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme şartları düzenlenmiştir. Bu Madde Hükmüne Göre Geçici Görevlendirilme (her halükarda) Bir Yılda 6 Ayı Geçemeyecektir ve memurun muvafakatine bağlıdır. Buna göre ilgili kanunda;“…geçici görevlendirmenin memurun muvafakatine bağlı olduğu ve görevlendirme süresinin bir yılda 6 ayı geçemeyeceği, geçici görevlendirmenin yalnız 4. ve daha yukarı derecelerdeki boş kadrolara tahsis edilmiş görevler hakkında uygulanacağı ve görevlendirmenin memurun mesleği ile ilgili olması gerektiği..” açıkça gösterilmektedir. Ama bu görevlendirme çeşidi aynı kurum içinde görevlendirme değildir. Yani geçici görevlendirme olgusu/kavramı zaten 657 sayılıkanunda sadece kurumlar arası geçici görevlendirme kavramından bahsetmektedir. Kurumlar arası görevlendirmelerde dahi bu şartlar aranmaktadır.

Malumu olduğu üzere; memurların atama işlemlerinin çeşitleri usul ve esasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunda sayılan; “idari görevlere atanma ve bir sınıftan başka bir sınıfa geçme” usulü, aynı kanunun 3. maddesinde belirtilen kariyer ve liyakat ilkelerinin gereği iken; “yer değiştirme suretiyle atanma, karşılıklı olarak yer değiştirme, bir kurumdan diğerine nakil, vekaleten atama ve ikinci görev” gibi diğer atama usulleri ise kaynağını Anayasa’dan alan aile bütünlüğü, sağlık özrü ve kamu yararı ve hizmet gerekleri sebeplerine dayanmaktadır. Ancak kimi zaman idareler tarafından aynı kanunun 76. Maddesine dayanarak bu sınıfa girmeyen istisnai bir atama usulü uygulanmaktadır.

Oysa, idarelerce yapılan geçici görevlendirmenin kabul edilebilmesi için her halükarda; ‘Zorunlu Bir Nedenin Doğmuş Olması’, ‘Henüz Örgütsel Altyapısı Oluşturulmamış Yeni Bir Kamu Hizmetinin Gördürülmesi İhtiyacının Varlığı’, ‘Kamu Yararı’ ve ‘Hizmet Gereklerinin Zorunlu Kılması’ gerekmektedir.

Kaldı ki; eğer idarece Devlet Memurları Kanunu’nun 76. Maddesine dayanılıyorsa, bu madde uygulanırken idare tarafından kullanılan takdir hakkının hangi yönlerden denetleneceği yerleşik Danıştay içtihatlarında belirtilmiştir. Buna göre, görevlendirmeler yapılırken;

a)      Belli bir hizmetin yürütülmesini sağlamak için zorunlu nedenlerin doğmuş olması gerekliliği,

b)      Bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan “geçici” nitelikteki bir hizmeti ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmetinin” yürütülmesi gerekliliği,

c)      Kamu yararı,

d)      Hizmet gerekleri

hususları gözetilmelidir.

Görüldüğü üzere; Ortada ne bir hizmet gereği, ne yeni bir okul ne de yeni bir kamu hizmeti ile kamu yararı bulunmaktadır. Aksine hukukun temel ilkeleri dahi zedelenmektedir.

Ayrıca istenilen hizmet bilimsel değildir. Geçici Rehber Öğretmen görevlendirmeleri, öğrencilere yarar sağlamaktan çok zarar vermektedir. Görevlendirmeler, rehber öğretmenin çalışma bütünlüğünü bozmakta, takip ettiği öğrencilerin rehberlik hizmetleri ve psikolojik danışmalarının yarıda kesilmesine sebep olmaktadır. Rehber öğretmen sadece evrak işi yapan bir memur değildir. Psikolojik danışmanlar, öğrencilerin psikolojik durumları, aile hayatları, bireysel problemleri gibi pek çok konuda güven ve işbirliğine dayalı uzun soluklu çalışmalar yürütürler. Yürüttüğü çalışmalar da konu ‘insan hayatı’ olduğundan dolayı, büyük sorumluluk gerektirir.

Bu nedenledir ki rehber öğretmenler, görevlendirildikleri okullarda; okulu, öğrenciyi, öğretmen ve okul idaresini, veli profilini tanıyıp; onlarla işbirliği yapabilecek konuma ulaşana kadar uzun bir zaman geçecektir ve bu okullardaki öğrenciler rehberlik hizmetini nitelikli bir şekilde alamayacaklardır. Kaldı ki, o okullarda da görev süresi belli bir zaman aralığında olup, rehber öğretmen ayrıldığı zaman aynı problemi bu sefer de o okuldaki öğrenciler ve velileri yaşayacaklardır

İki Okulda Birden Görevlendirilen Rehber Öğretmenlerin Görev Performansları Hakkındaki Görüş ve Önerilerini inceleyen Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Adana Şubesinin Araştırma Raporunun sonuç kısmında “İyi niyetle ve ilgili genelgeye göre mevcut personelden en üst düzeyde verim almak için yapılan bu görevlendirmelerle istenilen verimin elde edilmesinin zor olduğu görülmektedir. Verim sağlamak yerine, Rehber Öğretmenlerin özel ve mesleki yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturmakta ve bunun sonucunda, birinci okuldaki iş verimini de olumsuz etkilemektedir.” sonucuna varılmıştır.

Yine, aidiyet duygusu öğretmenlik mesleğinde çok önemlidir. Çalışma isteğinin ve yüksek verimliliğin sadece bireysel farklılıklardan beklenmemesi gerekmektedir. Örgütsel yapı ve çalışılan kurum misyon olarak bizlerden verimlilik beklerken, bu alt yapıyı da bizler için sağlıklı bir şekilde sağlaması gerekir.

Yukarıda yazdığım nedenlerle; bir eğitimci bu zorluklar karşısında ne kadar verimli olabilecektir? Görevini severek yaparken bu durum karşısında görevlendirilen psikolojik danışmanlara bu durum,  ceza gibidir. Psikolojik danışmanlar cezalandırılmış gibi hissederken mesleğimi ruhsal bir bütünlük içinde yerine getirmesi nasıl beklenmektedir

Burada bir hususu daha vurgulamam gerekirse; Bir okulda 4 kadrolu Türkçe öğretmeni var iken ve diğer okulda hiç kadrolu Türkçe öğretmeni yokken, Okul Müdürlüğünün, mevcudu 4 öğretmen olan okuldaki öğretmenlerden birisini veya daha fazlasını öğretmeni olmayan okulda görevlendirmezken(görevlendiremezken), norm fazlası olmayan, ek dersini tamamlayan rehber öğretmenleri neden başka bir okulda görevlendirebileceğini düşünmektedir? Rehber öğretmenlerin görevlendirmede diğer öğretmenlerden farkı nedir? Okul müdürlerine veya ilçe milli eğitim müdürlerine rehber öğretmenleri istediği gibi görevlendirme, yer değiştirme ve atama hakkı nasıl ki diğer öğretmenler için verilmemişse, rehber öğretmenler içinde verilmemiştir. İlgili durum, eşitsizliğe neden olan, hakkaniyete ve adalete aykırı bir durumdur.  

Yukarıda da değindiğim üzere okul psikolojik danışmanlarının geçici görevlendirmesi bilimsel değildir.  Maddi ve hukuki dayanaktan yoksundur.

Ali Rıza ÖZER
Psikolojik Danışman
alirizaozerrr@gmail.com

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar