İnsanlar İnsanlara Hasret İnsanların İçinde

Rehberlik Servisi
604 Görüntüleme - Ekim 22, 2017
Sponsor Bağlantılar

 

Kalabalıklar içinde yalnızız. Etrafımızda çok kişi olmasına rağmen bu his de neyin nesi diyebilirsiniz. Ancak fark ettiyseniz artık kimse kimseye katlanmak istemiyor değil mi? Madde gibi bakıyoruz insanlara konforumuzu kaçıranlardan uzak duruyoruz. Bizi ne kadar rahat hissettirirlerse o kadar yakın oluyoruz. Ama dertleşemiyor veya dert dinleyemiyoruz. Kısacası tahammül edemiyoruz. Peki ya yalnızlığı tahayyül edebiliyor muyuz? Sanırım bu sorunun cevabı da hayır olarak yankılanıyor kulaklarımızda. O zaman işte sahte ilişkiler kuruluyor. Sorumluluğun olmadığı herkesim kendini olduğu gibi değil de olmak istediği şekilde tanıtabileceği sanal ortamlarda kurulan sanal birliktelikler.

Neden yalnız kalalım ki? O kadar çok kişi varken sosyal medyada. Sevincimizi ya da üzüntümüzü paylaşabileceğimiz; başarı ve becerilerimizi sunabileceğimiz sanal kısmen de yalan ilişkiler. Bunun yanında bu kadar çok sanal arkadaşımız varken kaç tanesiyle dertleşebiliyoruz veya kaç tanesi zor günlerimizde bize destek olabiliyor? Destek olmaz olurlar mı paylaştığımız gönderilerin altına üzüntülerini ve bizi desteklediklerini yazıyorlar ya biz de yalnız olmadığımızı hissedip mutlu oluyoruz değil mi?

Hiç düşünüyor muyuz ne kadar doyum sağlıyoruz bu ilişkilerimizden? Veya bu kadar çok sanal arkadaşımız/takipçimiz olmasına rağmen aşamadığımız yalnızlık hissi de neyin nesi? Belki de göstermelik yaşamamızın bedelini ödüyoruzdur. Ya da sadece onaylama memurluğu yapan sosyal medya ilişkilerimizin devamı için yaptıklarımızın sonucunda kendimize yabancılaşıyoruz ardından da çevremize. İşte böyle oluşuyor yabancı ve yalnız insan.

Tüm bunların yanında ev ziyaretlerinin azalması, derinlemesine muhabbetlerin yerini kısa ve sığ konuşmalara bırakması da yalnızlığımızı kamçılıyor. Topluca bir şeyler yapmak daha doğrusu toplanıp para harcamak daha makul ve mantıklı geliyor. Herkesin eğlendiği aynı zamanda herkesin kendi hesabını ödediği adil bir o kadar da paylaşma hissini baltalayan ilişkilere mahkum oluyoruz. İşin garip tarafı da gün geçtikçe bu duruma alışıyoruz. Yakında birinci dereceden akrabalarımızla dahi ev ziyaretlerini bırakıp dışarıda buluşup konuşacağız. Öyle ya o kadar kişi için kim hazırlık yapacak. Daha da önemlisi evimiz bizim en özel mekanımız. Onu kimseye göstermek veya paylaşmak zorunda değiliz. Hem kimsenin sorumluluğunun olmadığı sipariş ettiğin şeyin ayağına kadar geldiği yerler dururken ev ziyaretlerinin zahmetine neden katlanalım ki!

Artık daha çok sorumluluğun olmadığı basit ve yüzeysel ilişkiler kurmayı tercih ediyoruz. İlişkilerimizin sağlamlığı ise pamuk ipliğini aratmayacak cinsten. Bunun içindir ki kalabalıklar içinde yalnızlaşıyoruz. Sıcak ve samimi ilişkiler kuramıyoruz ama bunun özlemiyle yaşıyoruz. Özdemir Asaf’ın da ifade ettiği gibi “İnsanlar insanların içinde, insanlara hasret yaşar” vesselam.

 

 

Hatice KUTLU
Psikolojik Danışman
haticekutlupdr@gmail.com

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar