Psikolojik testlerin sınıflandırılması

Rehberlik Servisi
609 Görüntüleme - Ekim 24, 2018
Sponsor Bağlantılar
Örnek Resim


PSİKOLOJİK TESTLERİN SINIFLANDIRILMASI

Psikolojik testler çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir ve bu sınıflandırmanın amacı testlerin tanıtımını ve uygulama kolaylığını sağlamaktır. Sınıflandırmada pek çok ölçüt kullanılabilir ve bu ölçütler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Testin temel felsefesi
    2. Ölçülen davranışın niteliği
    3. Testin içeriği
    4. Sorulara verilen yanıt türü
    5. Testin uygulama şekli
    6. Veri toplama tekniği

Ölçmenin temel felsefesi testin nasıl bir yaklaşımla geliştirildiği, uygulandığı ve değerlendirildiğini belirler. Yaklaşım nesnel (psikometrik) ya da öznel (projektif) olabilir.
Sınıflandırmanın ikinci ölçütü ise davranışların niteliğidir. Zeka, yetenek, başarı gibi güç testleri, davranışları bir yarışma bağlamında değerlendirerek bireyin ulaşacağı en üst düzeyi saptamayı amaçlar.
Tipik davranış testleri ise, kişilik, ilgi, tutum vb. envanterleridir ve bireyin doğal olan davranışlarını belirlemeye yöneliktir
Üçüncü ölçüt testin içeriğidir. İçerik testin hangi davranışı ölçmeyi amaçladığını belirler ve en yaygın olarak kullanılan sınıflandırma ölçütüdür. Ve bu ölçüte göre testler 3 genel başlık altında toplanır:

  1. Genel zeka testleri
    2. Yetenek-beceri testleri
    3. Kişilik testleri

Dördüncü ölçüt sorulara verilen yanıt türüdür, yani yanıtların sözel mi edimsel mi (performans) olduğudur. Pek çok test sözel olmasına rağmen sözel olmayan yani algısal-devinimsel (motor) vs. performans türü testler de mevcuttur.

Sonuncu ölçüt ise veri toplama tekniğidir. Burada testin uygulama şekli, bireysel olarak mı, grup olarak mı verildiği, soru-yanıtların kağıt kalem kullanılarak mı, okuyup yazarak mı yoksa başka yollarlarla mı elde edildiği söz konusudur.

Psikolojik Testlerin Nitelikleri

1.Standardizasyon
Standardizasyon testin uygulama ve puanlama işlemlerinin değişmezliğini gösterir. Burada testin uygulanma ve ortam koşullarının, puanlama ölçütlerinin ve standartlarının benzerliği söz konusudur. Yani testten aynı bireylerin değişik zamanda aldığı puanlar ya da değişik bireylerin belirli zamanlarda aldıkları puanların büyük çapta birbirlerini tutması demektir.
2.Güvenirlik
Test güvenirliği yanıtların tutarlı olmasıdır. Bir başka deyişle bireylerin aynı testi kullanarak, aynı ya da değişik zamanlarda o testin sorularına verdiği yanıtların değişmezliğidir. Testin güvenirlik düzeyinin yükseltilmesi için test soruları açıkça ifade edilmeli, uygulaması ve puanlaması standart koşullarda olmalı ve testin soruları çoğaltılmalıdır.
3.Geçerlik
Geçerlilik ise bir testin ölçmek istediğini ölçmesidir. Herhangi bir test verilen başlık o testin amaçladığı davranışın ifadesi olmasına rağmen o testin neyi ölçtüğünün bilimsel bir göstergesi olmaz. Geçerlilik katsayısı o testin ölçmek istediği davranışı ne denli isabetli ölçtüğünü gösterir.

STANDART TESTLER
Standart testler maksimum performans ( yetenek, başarı testleri), tipik davranış testleri (ilgi envanterleri, kişilik testleri, tutum ölçekleri ) olarak iki gruba ayrılır.
Standart testlerde, testin içeriği, madde veya soru sayısı, testin açıklaması ve testin cevaplaması için verilen süre, testin uygulanması, puanlanması ve değerlendirilmesi testi alan her birey için aynıdır, standarttır.
Standart testler, uygulanan kişi sayısına göre bireysel – grup testleri; cevaplandırılması için verilen zamana göre hız – güç testleri olarak ayrılır.

Yetenek testleri
Bireylerin zihinsel ya da akademik yetenekleri hakkında bilgi toplamak ve bireyin geleceğe yönelik başarısını yordamak ( tahmin etmek) amacı ile kullanılan testlerdir. Bu testler belirli yaş grupları için değişik şekillerde hazırlanır. Genel yetenek, özel yetenek ve farklı yetenek testleri olarak hazırlanır ve incelenir. Genel yetenek testleri belirli düzeylerde bireyin genel zihin yeteneklerini; özel yetenek testleri, müzik, resim, sanat dallarında bireyin sahip olduğu özel zihin yeteneklerini; farklı yetenek testleri de, dil yeteneği, soyut kavrama yeteneği, mekanik kavrama yeteneği gibi farklı zihin yeteneklerini ölçmek amacıyla hazırlanmıştır.
Farklı yetenek testleri en yaygın olarak kullanılan yetenek testleri arasındadır.
Müzik ve resim gibi güzel sanatlara ilişkin ölçme ve gözlemler daha erken yaşlarda okulöncesi ve ilköğretim düzeyinde başlamalıdır. Araç kullanma, el ve göz koordinasyonu, tasarım gibi sekizinci yılda ve lise-1 de yapılacak yöneltmelere esas olacak özel yeteneklerin de ölçülmesi yerinde olur. Ancak bazı denemelerin ötesinde okullarımızda henüz özel yetenek testleri kullanılmamaktadır. Bu konuda ülkemizde hazırlanmış ölçeklerde yoktur. (Özgüven, 2001; s.87)
Bu testler, daha çok öğrencileri yönlendirmek amacı ile yani öğrencilerin kendi potansiyellerine uygun bir derse, alana veya mesleğe yönlendirmek ya da öğrencinin yeteneği ile ilişkili herhangi bir uyum sorunu olup olmadığını teşhis etmek gibi amaçlarla da kullanılabilir.
Özel yetenek testleri rehberlikte daha çok güzel sanatlarda yetenekli olan bireyleri teşhis veya seçme – yerleştirme amacı ile kullanılır. İlköğretimde uygulanan özel yetenek testleri kesin sonuç veren testler değildir. Tamamen öğrenciyi yönlendirmek amaçlıdır.

Başarı testleri
Başarı testleri maksimum performans ölçen testler grubuna dahildir. Öğretmen yapımı başarı testleri – standart başarı testleri olarak ikiye ayrılır.
Öğretmen yapımı başarı testleri, öğrencilerin bir derse ilişkin başarılarını ölçmek, değerlendirmek amacıyla hazırlanmış ama geçerlik ve güvenirlikleri yüksek olmayan testlerdir.
Standart başarı testleri ise geçerlik ve güvenirlikleri saptanmış, grup içerisinde başarısı en yüksek olan adayları seçmek ve başarılarına göre bir alana, programa veya işe yerleştirmek amacıyla uzman bir grup tarafından hazırlanmış testlerdir. Öğrencinin başarısızlık nedenleri, başarı ve yetenek düzeylerinin karşılaştırılması gibi amaçlarla da kullanılabilir.

İlgi envanterleri
Bireylerin ilgisini ölçmek amacıyla geliştirilmiş envanterlerdir. Okullarda öğrencilerin hangi alana, programa, mesleğe veya etkinliğe ilgisi olduğunu saptamak ve böylece öğrenciyi yönlendirmek amacıyla uygulanmaktadır.
Bireylerin ilgilerinin ölçülmesi ilgi envanterleri ve gözlemsel yollarla yapılmaktadır. Öğrencilerin okuldaki faaliyet alanları veya eğitsel kollardan hangisine ilgi duydukları, sosyal ve kültürel kolların hangisine üye oldukları, boş zamanlarında zamanını nasıl kullandığı gibi konulara ilişkin bilgiler öğrencinin sosyal, eğitsel ve meslek ilgileri hakkında gözlemsel ve tamamlayıcı ve geçerli bilgiler verirler. ( Özgüven, 2001; s.89)
Sanayi sektöründe ilgi envanterleri işe en uygun kişiyi seçmek ve işe yerleştirmek amacıyla kullanılmaktadır.
Bugün üniversitelerin belirli bir akademik programına girmiş ve okumakta olan öğrenciler arasında ilgilerine uygun bir programa girememiş olanların sayısı oldukça yüksektir. Özgüven (1970)’in yaptığı araştırmalarda üniversiteye giren öğrencilerin %38’i liseyi bitirdikleri zaman istedikleri branşa, %29’u istediğine yakın bir programa, % 33’ü ise istediği ile hiç ilişiği olmayan bir branşa girmiş olduklarını ifade etmişlerdir. Üniversiteye girenlerin yaklaşık % 17’si girdiği programı değiştirmek için yeniden, üniversiteye giriş sınavına girmek ve bunların ancak % 27’si programını değiştirebilmektedir ( Kuzgun 1991). ( Özgüven, 2001; s.88 )
Gözlemler ve araştırmalar, bireylerin ilgi ve yeteneklerine uygun meslek alan ve iş seçmeleri sonucunda daha mutlu ve işlerinde daha başarılı olacakları yönünde sonuçlar ortaya koymuştur.
Okullarda Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri kapsamında Kuder İlgi Envanteri, Strong İlgi Envanteri ve bunlara benzer birçok ilgi envanterleri kullanılmaktadır. İlgi envanterlerinin , uygulanması, puanlanması, puanların yorumlanması ve sonuçların kullanılması, Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında uzman kişiler tarafından, profesyonel olarak yapılmalıdır.

Kişilik testleri
Kişilik test ve envanterleri genellikle bireylerin kişilik özellikleri ve uyum düzeyleri hakkında bilgi toplamak, bir sorununun çözümü amacıyla başvuran kişiye doğru tanı koyabilmek, toplumdaki risk altında bulunan, ruh sağlığı sorunu bulunan veya psikolojik danışmaya ihtiyacı olan bireyleri belirlemek amacıyla kullanılmaktadır.
Ayrıca çeşitli sektörlerde iş için başvuran adayı işin gerektirdiği kişilik özelliklerine sahip olup olmadığını belirlemek, böylece işe en uygun bireyi seçmek amacıyla da kullanılmaktadır.
Türkiye’de genellikle Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri, Hacettepe Kişilik Envanterleri kullanılmaktadır.

Tutum Testleri
Tutum ölçekleri bireyin duygusal, düşünsel ve davranışsal eğilimlerini ölçmek amacıyla hazırlanmış araçlardır. Genellikle Likert Tipi derecelendirme ölçekleri biçiminde hazırlanmıştır. Eşlerin çocuk yetiştirme tutumları, ailede gencin bağımsızlık veya bağımlılık eğilimi, anne-babanın ailede otoriter veya demokratik olması gibi tutumlar tutum ölçekleri ile ölçülebilir.
Tutum ölçeklerinin geliştirilmesi ve sonuçlardan yararlanarak bireye yardım sunulması uzmanlık işidir.
Standart testler grubuna giren test ve envanterler
hazırlanırken iki tip soru kullanılır:
1. Soruyu soran kişi sorunun cevabını kendisi bildiği halde, karşısındakinin cevabı bilip bilmediğini ve bilgi düzeyini ölçmek amacıyla araç olarak kullanılan soru. Genellikle yetenek ve başarı testleri hazırlanırken kullanılan soru tipi. Uyarıcı görevi yapar. Soru olarak adlandırılır.
2. Soruyu soran kişi cevabı bilmemektedir. Soruyu sorduğu bireyin cevapları bildiğine ve sorunun çeşitli seçenek ve derecesi arasından kendi özel durumuna en uygun cevabı seçerek istenen bilgiyi vereceğine inanmaktadır. Bu ikinci tip soru madde olarak adlandırılmaktadır. Kişilik, ilgi ve tutum testlerinin hazırlanmasında kullanılır.

DURUMSAL TESTLER
Bireyi tanıma teknikleri arasında en az kullanılan tekniklerden biridir.
Standart koşullarda yapılan, düzenlenmiş gözlem gibi düşünülebilir. Örneğin; belirli bir amaca yönelmiş bireyin engellendiği zaman ne derecede kızgın ve kavgacı olabileceğinin doğal bir ortamda ya da laboratuar ortamında gözlenmesi
Öğrencilerin kopya çekme davranışları doğal bir sınav ortamında denetim gevşek tutularak veya denetimsiz ortamda, gizli olarak yerleştirilmiş kamera aracılığı ile gözlenebilir.
Mesela, öğretmenle birlikte araştırmacı bir sınavda öğrencilere “size güveniyoruz. Lütfen kimseye bakmadan, herkes kendi başına soruları yanıtlasın…” diyerek öğretmenle birlikte sınav salonundan çıkabilir. Sınavın son 15-20 dakikasında sınav salonuna gelen araştırmacı sınav bitinceye kadar salonda kalır. Sınav bittikten sonra, daha önceden sınav salonuna yerleştirdiği gizli kameralar aracılığı ile gözetmenlerin olmadığı test ortamında, hangi öğrencinin sınav kurallarını ne şekilde ihlal ettiğini, davranışlarını v.b. izleyerek öğrenciler hakkında bilgi toplayabilir. (Editör: Can, 2002; s.152-153)
Bu tür durumsal koşulların düzenlenmesinde doğal ve gerçek bir yaşam ortamının seçilmesi, standart ve objektif olmasına önem gösterilmelidir. Çok yaygın olarak kullanılmayan durumsal test yaklaşımının uygulanmasında karşılaşılan güçlüğün yanında bazı durumlarda bireyin özel yaşamına müdahale etmek gibi etik sorunları da bulunmaktadır. Bunun için de yaygın olarak kullanılmayan bir tekniktir.
Ülkemizde henüz gelişmekte olan Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunların temelinde, bireylere Psikolojik Danışma ve Rehberliğin tam anlamıyla anlatılamaması ve bu konuda yapılan çalışmaların vakit kaybıymış gibi görülmesi. Çünkü Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri uzman – sınıf öğretmeni, uzman- aile, uzman- okul yönetimi arasındaki kuvvetli işbirliği ile yürütülmektedir. Bunun içinde önce sınıf öğretmeni sonra yönetim ve aile Psikolojik Danışma ve Rehberlik konusunda örgütlü bir şekilde bilgilendirilmelidir.

KENDİNİ ANLATMA TEKNİKLERİ
Kendini Anlatma Teknikleri Şunlardır:
1) Görüşme
2) Anket
3) Envanter
4) Problem tarama listeleri
5) Otobiyografi
6) Psikodrama
7) Oyun ve oyun terapisi
8) Arzu listesi
1) Görüşme: Görüşme,bireyi tanıma çalışmalarında en yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Belli bir amaçla yüz yüze gelen iki veya daha fazla kişinin, sözel ve sözel olmayan davranış ve teknikler kullanarak yaptıkları bir etkileşim sürecidir. Görüşmeyi yapan kimse teknik ve beceri yönünden iyi yetişmiş olabilir,görüşme konusunda uzmanlaşmış bir kişi, de olabilir.(Özgüven,1998, s.107-108)
Herkes kendi amaçları doğrultusunda farklı görüşmeler yapabilir. Öğretmen öğrencisiyle, doktor hastasıyla, danışman danışanıyla, yönetici ise işe alacağı adayıyla vs. görüşme yapabilir.
Görüşmeciler bilgi toplamak ve bireye yardım etmek amacıyla görüşme yaparken görüştükleri bireylerin giyim-kuşamı, beden dili, ses tonu ve genel davranışlarını doğrudan gözleme olanağı bulur. Görüşmenin en üstün yanlarından biri budur. Görüşmeci görüştüğü birey hakkında oldukça fazla bilgi edinebilir. Ancak burada görüşmecinin becerikli ve yetenekli olması gerekir. Daha çok bilgi elde edebilmek için açık uçlu sorular sorulmalıdır.(Editör:Can,2002,s.153)

Görüşmenin konuşmadan farkı
1. Görüşmede bilinçli olarak saptanmış bir amaç vardır. Bireylerin kişisel problemlerinin çözümüne yardım etmek, bir köy liderinin köyün ihtiyaçlarını öğrenmek ve iş isteyen birisi hakkında bilgi toplamak görüşmenin amaçlarından biri olabilir.
2.  Belli bir amacı olduğu için görüşmenin kapsamı bu amaca yönelik bir plan ve düzen içinde yürütülür.
3. Amacın gerçekleştirilebilmesi için görüşmeye taraf olan kişilerden biri olan görüşmeci etkileşimi planlama,düzenleme sorumluluğunu üzerine alır.
4. Görüşme sürecinde belli bir amaç için iki kişinin bir araya gelmesi söz konusu olduğu için görüşmeler çoğunlukla rasgele değil belli bir zamanda,yerde ve sınırlı bir süre için düzenlenir.(Özgüven,1998,s.110)

Görüşmenin olumlu yönleri:
1. Yüz yüze ve doğal etkileşim sürecidir. Böylelikle birey hakkında kesin ve doğru bilgi edinilir.
2. Kullanım alanı çok geniştir.
3. Görüşmede bireyin söylediklerine ve beden diline bakarak söylemedikleri veya gerisinde yatan duygu ve düşünceleri anlayabiliriz.
4. Görüşme tekniği okuma yazma bilmeyen bireylere de uygulanabilir.
5. İyi ilişkiler kurulduğu zaman görüşme ile bilgiler doğru ve eksiksiz olarak toplanabilir.

Görüşmenin sınırlı yanları:
1. Görüşme tekniği ekonomik değildir.(tek tek bireylere dayandırıldığı için zaman,emek,para bakımından ekonomik değildir.)
2. Bireyin verdiği bilgilerin doğru olduğu kabul edilmektedir. Ancak birey hakkında elde edilen bilgilerin ne derece doğru olup olmadığını kontrol etmek mümkün değildir.
3. Görüşme tekniği, taraflar açısından sübjektif olduğundan elde edilen bilgiler yanlış yorumlanabilir.
4. Görüşmede taraflara uygun yer, zaman,süre belirlemek oldukça zordur.
5. Görüşmede elde edilen bilgiler görüşülen bireyin vermek istedikleri bilgiler ile sınırlıdır.(Editör: Can,2002,s.155)

Görüşme, hangi konuda kiminle yapılırsa yapılsın,bazı soruların sorulup cevapların alındığı bir soruşturma süreci biçiminde düşünülmemelidir. Görüşmede görüşülen kişinin konu hakkındaki duygu ve düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmesine fırsat verilmelidir. Görüşmeyi sürdüren uygulayıcının görüşülen kişinin görüşlerini, duygu ve düşüncelerini eleştirme ve yargılama gibi bir hak ve sorumluluğu da yoktur.

Görüşme sonuçlarının kayıt edilmesi gerekir. Kayıt amacı ile önceden hazırlanmış araçlar ve ölçekler kullanılacağı gibi düz yazılı raporlarda düzenlenebilir. Duruma ve kullanılan aracın niteliğine bağlı olarak, bazı bilgiler görüşme sırasında kaydedilebilir; bazı bilgilerin ise görüşmeden sonra yazılması gerekli olabilir.
Okullarda psikolojik danışma ve rehberlik uygulamaları ile ilgili olarak görüşme çalışmalarında uzmanların yanı sıra öğretmenlerin de görev almaları gerekir. Buna göre, görüşme tekniği ile bilgi toplamada tecrübe kazanmaları ve bu tekniği etkili bir biçimde kullanabilmeleri için öğretmenler ve uzmanlar arasında yakın işbirliği ve karşılıklı bilgi alışverişi sağlanmalıdır.

2- Anket: Bireyin ailesi, kişisel nitelikleri, çeşitli konulara ilişkin duygu ve düşünceleri hakkında bilgi etmek amacıyla hazırlanmış yazılı sorular grubudur. Bu soruların neler olacağı ve soru sayısı araştırmacının amacına bağlı olarak değişmektedir. Anketler çok sayıda sorulardan oluşması ve kısa sürede çok sayıda kişiye uygulanarak bir çok konuda bilgi toplanması nedeniyle başta araştırmacılar olmak üzere hemen herkes tarafından yaygın olarak uygulanan bir tekniktir.
Anket sorularını hazırlamak uzmanlık işidir. Anketteki sorular birey hakkında bilgi toplamaya yöneliktir.
Anket kullanılırken toplanan bilgilerin gizli tutulacağı , bilgileri amaç dışı başkaları ile paylaşılamayacağı açıkça belirtilmelidir. Ancak bu şekilde, anketlerin dolduranlar tarafından daha ciddiyet ve samimiyetle ele alınması ve böylece doğru bilgilerin toplanması sağlanabilir.(Özgüven,1998,s.112)

Ankette dört soru sorulabilir:
1. Açık uçlu sorular;bir soru sorulur ve bireyin yazarak yanıtlaması istenir.
ÖRN:sizce enflasyonun en önemli nedeni nedir?
2. Kapalı uçlu sorular:Bir soru sorulur ve seçenekler verilir. Bireyin bu seçenekler içinden birini ya da birkaçını işaretlemesi beklenir.
ÖRN:Kaç yaşında evlendiniz?
( )17 yaş ve daha küçük
( )18-20
( )21-25
( )26-30
( )31 yaş ve daha büyük
3. Evet hayır şeklinde yanıtlanan sorular:anketlerde bazı sorular evet hayır diye yanıtlanması gereken sorulardır.
4. Derecelendirilmeli sorular:anketlerde bazı sorularda derecelendirilmelidir.
ÖRN:öğretmenlerinizin size davranışlarından ne derece memnunsunuz?
( )oldukça memnunum
( )kısmen
( )memnun değilim

Anketler:
1. Gruplara uygulanabilir.
2. Bireylerle görüşülerek uygulanabilir.
3. Posta ile yollanarak uygulanabilir.
4. Telefon görüşmesi yaparak uygulanabilir.(Editör: Can,2002,s.156-158)
Anketlerde her şeyden önce ,cevaplama güvenliğini ve katılma oranını yüksek tutmak için net ve yeterli bir açıklamaya gerek vardır. Anketin kapsadığı alan ya da konu mutlaka sınırlı tutulmalıdır. Elde hazır bulunan bilgiler tekrar tekrar sorularak ya da gereksiz sorulara yer vererek anketin hacmi genişletilmemelidir. Ankette çok özel ve kişisel sorulardan kaçınmalıdır. (Kepçeoğlu,1996,s.143)

3-Envanter:Envanterler, bireyin kişilik,ilgi ve tutumlarıyla ilgili tipik davranışlarını ölçen araçlardır.
Envanterlerin bazı genel ve ortak özellikleri vardır. Bunlar:
· Envanterler objektif olarak uygulanmakta ve puanlanabilmektedir.
· Envanterler ekonomiktir. Kısa sürede çok sayıda kişiye uygulanarak grupları birbirleriyle karşılaştırma olanağı sağlamaktadır. Ancak  okuma yazma bilmeyenlere bireysel olarak uygulanması gerektiğinde soru sayısının çok olması nedeniyle zaman alıcıdır.
· Güvenilirlilik katsayıları ve kapsam geçerlikleri oldukça yüksek ölçme araçlarıdır.
· Envanterler bireyin belli niteliklerini ölçer,ancak ölçülen niteliğin nedenleri hakkında bilgi vermez.
· Envanterlerde soruları yanıtlama biçimleri envanterin yapısına bağlı olarak değişmektedir. Bazı envanterler “evet-hayır”, bazısı derecelendirmeli, bazısı ise “en az-en çok tercih” edilen seçeneği işaretleme biçiminde düzenlenmiş olabilir.
Envanterler kişilik, tutum ve ilgi envanteri olmak üzere üçe ayrılır.
İlgi envanterleri: Öğrencilerin kendi ilgilerine uygun bir ders, program,alan veya meslek seçmelerinde onlara yardımcı olmaktır. Bunu da psikolojik danışmanlar ve psikolojik danışmanların inisiyatifinde öğretmenlerin desteği ile uygulanabilir.

4-Problem tarama listeleri: Problem tarama listeleri, bireyin gereksinimleri, kişisel sorunları, sağlık, bedensel gelişim,benlik algısı,sosyal destek sistemi,okul,öğretmenler,aile,gelecek,meslek seçme,insan ilişkileri gibi konularda bireyin yaşamakta olduğu sorunlar hakkında bilgi toplayan ve bireylerinin sorunlarının giderilmesi için yardım etmeyi amaçlayan bilgi toplama araçlarıdır.
Bu envanterin amacı:Bireyin sahip olduğu önemli problemleri saptayarak bu problemlerini çözmesi ,için öğrenciye yardım etmek ve böylece öğrencinin bir bütün olarak gelişmesine, okula uyum sağlamasına ve akademik başarısının yükselmesine katkıda bulunmaktır.
Problem tarama listeleri, o okulun özellikleri, öğrencilerin gereksinimlerini, gelişim dönemlerini dikkate alarak hazırlanmalıdır. ÖRNEK: İlköğretim öğrencileri için hazırlanacak problem tarama listesi yatılı lise öğrencileri için hazırlanan problem tarama listesinden farklı olacaktır.
Problem tarama listelerinde problem cümleleri 30 ile 400 arasında değişir. Yalnız 40-50’ den fazla soru sorulmamalıdır. Çünkü genelde öğrenciler çok sayıda maddeyi okumaktan kaçınmakta ve rasgele işaretleme yapılmalıdır.
Problem tarama envanterlerini hazırlamak zor değildir. Psikolojik danışmanlar ve öğretmenler problem tarama listeleri hazırlayabilir, uygulayabilirler.
Problem tarama listeleri hazırlanırken şu yol izlenebilir:
Problem tarama listesi uygulanacak gruba çeşitli problem alanlarıyla ilgili açık uçlu sorular sorularak grubun problemleri hakkında kabaca bilgi toplanabilir.
Bu toplanan bilgiler, öğretmenler ile uzmanların gözlemleri birleştirilerek bir geçici problem tarama listesi hazırlanır.
Geçici problem tarama listesi üzerinde her problem cümlesi gözden geçirilir.

Maddeler amca uygun bir biçimde yazıldıktan sonra bir de açıklama yazılarak bu geçici form deneme uygulaması için hazır hale getirilir.
Problem tarama listesi geçici formunun deneme uygulaması, esas uygulama grubuna benzer 30-40 kişilik küçük bir gruba uygulanır.
Deneme uygulamasından sonra problem tarama listesi üzerinde gerekli düzeltmeler yapılarak esas form oluşturulur. Bu şekilde geliştirilmiş form hedef grup için uygulanır.
Problem yarama listelerinin sonuçları öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve veliler ile paylaşılabilir. Ancak sonuçların paylaşılmasında çok dikkatli olunmalıdır. Bir öğrencinin problemi öğrencinin rızası olmadan hiç kimse ile paylaşılmamalıdır. Kişisel nitelikli problem konunda, rehber öğretmen sınıfa girerek problem tarama listesinde bulunan problem cümlelerinden örnek verebilir ve bu tür problemleri olan öğrencilerin problemlerinin çözümü amacıyla rehberlik servisine başvurabilecekleri belirtilir. Grup için ortak ve yaygın olan problemlerin neler olduğu ise her sınıfta uygun bir dille belirtilir. Bu problemlerin grup rehberliği veya diğer rehberlik etkinlikleri çerçevesinde ele alınarak çözülmesine çalışılacağı vurgulanabilir. Bu açıklamalarda belirtilen bireysel ve grup rehberliği çalışmaları zaman geçirilmeden başlatılmalıdır.(Editör:Can, 2002,s.161-163)

Problem tarama listeleri ile ilgili çeşitli açıklamaların ışığında, listeler tüm bir okulun eğitim programının yeniden düzenlenmesinde;okul psikolojik danışma ve rehberlik programının örgütlenmesinde ve geliştirilmesinde;bireylerin kendi problemlerini daha iyi anlamalarını sağlamada;psikolojik danışmaya ihtiyaç gösteren çok problemli öğrencilerin belirlenmesinde;psikolojik danışma sürecinin etkinliğinin artırılmasında; öğrencilerin problemlerinin yaş,cinsiyet, sosyo-ekonomik durum gibi değişkenler bakımından nasıl farklılaştığını incelemede kolaylıkla kullanılabilmektedir.(Kepçeoğlu,1996,s.147)

5-Otobiyografi:Otobiyografi, bireyin geçmiş ve şimdiki yaşantısı ile geleceğe ilişkin planlarını yazılı olarak anlatmasıdır. Otobiyografinin amacı:Bireyin davranışlarının gerisinde yatan gereksinimleri,bastırılmış duyguları,tutumları ortaya çıkarmak ve baskı altında tutulan duygu ve düşünceleri ifade ederek bireyin rahatlamasını sağlamak;bireyi dolaylı olarak farklı yönleriyle tanımaktır. Ayrıca otobiyografi bireye zayıf ve üstün yanlarını,başarı ve başarısızlıklarını, insan ilişkilerini ve yaşantılarını anımsama fırsatı vermektir.(Editör:Can,2002,s.164)
Bireylere otobiyografi yazdırılırken genellikle iki yol benimsenebilir: bunlardan birisi olarak, bireyin kendisi hakkında her konuda istediği gibi serbestçe yazması istenebilir. Buna kontrolsüz ya da sınırsız otobiyografi denir. Bir başka yol ise, yazılacak konu ya da alt konuları sınırlamaktır. Bu durumda bireyin sadece belirli bir konu etrafında, örneğin,aile özgeçmişi, başkaları ile ilişkileri,ilgileri,geleceğe ilişkin kaygıları gibi konulardan biri hakkında serbestçe yazması istenir. Buna kontrollü yada sınırlı otobiyografi denir.

Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında, yerine göre, otobiyografi yazdırılacak konular serbest bırakılacağı gibi, bazen de sınırlandırılabilir. Aslında,zaman zaman her iki yola da başvurmak gerekli olabilir.(Kepçeoğlu,1996,s.156)

Otobiyografi diğer tekniklerle elde edilemeyen ve gerçekten elde edilmesine gereksinim duyulan bilgileri elde etmek amacıyla yazdırılmalıdır. Elde edilen bu bilgiler birey hakkındaki mevcut bilgilere ek bilgiler katacaksa otobiyografi yazdırılmalıdır. Çünkü sık sık otobiyografi yazdırmak mümkün olmamaktadır. İkincisi otobiyografi yazdırılmadan önce, elde edilen bilgilerin ne amaçla kullanılacağı konusunda birey bilgilendirilmeli ve bu bilgilerin gizli kalacağı konusunda güvence verilmelidir. Diğer bir önemli nokta ise, doğru bilgiler elde edebilmek için bireyin güdülenmesidir.
Otobiyografi bireyi tanıma teknikleri içinde geçerliliği en düşük olan tekniklerden biridir. Bu nedenle otobiyografiden elde edilen bilgiler,diğer bireyi tanıma teknikleri aracılığı ile elde edilen bilgilerle değerlendirilmelidir.(Editör: Can,2002,ss.164-165)

Otobiyografinin yararlı yanları:
1. Öğretmen, öğrencinin önemli duygularını ,tutumlarını,yaşantılarını öğrenebilir.
2. Uygulama ve değerlendirilmesi görüşmeden daha az zaman alır.
3. Öğrenci,kendini ve yaşantılarını anlatırken içini boşaltır.

Otobiyografinin sakıncaları:
1.Elde edilen bilgiler, başka kaynaklardan elde edilenlerle denetlenmedikçe rehberi yanıltabilir.
2.Yaş, zeka ve yazma yeteneği yazma tekniğini etkiler ve bu da rehberi yanlış yargılara götürebilir.
3. Öğrenci-imgeleminin genişliği dolayısıyla gerçekleri değiştirebilir. (Binbaşoğlu,1986,s.95)

6-Psikodrama: Psikodrama, bireyin kendisi için kaygı ve üzüntü kaynağı olan bir psikolojik problemini bir rol olarak alıp bir grup karşısında gerçek yaşamında olduğu gibi oynayarak ortaya koymasıdır. Buna göre psikodrama tekniğinin uygulanabilmesi için belirli bir ortamda bazı koşulların sağlanması gerekir. Psikodramada bir yönetici danışman veya terapist ile grubu oluşturan danışanlar ya da izleyiciler vardır. Danışanlardan biri kendi isteği ile grup karşısında kendi problemi ile ilgili rolünü oynar. Rol oynanırken ortamda gerekli düzenlemeler yapılır ve grubun bazı üyeleri oynanmakta olan rolün gerektirdiği diğer rolleri alır;ancak,baş oyuncu problemini oynamak üzere ortaya çıkan oyuncudur. Ortam tamamen özel olarak seçilmiş bir oda içinde duygusal ve psikolojik ilişkilerin kurulmasına uygun bir terapi ortamıdır. Bu özelliklerden dolayı, psikodrama devam eden bir grup terapisi veya bir grupla psikolojik danışma süreci içinde, yerine göre zaman zaman başvurulacak bir tekniktir.

Psikodrama bireyin grup içinde problemlerini yaşantısal olarak oyunla sergileme fırsatı vererek onun tüm duygularını ortaya koyması ve problemi hakkında daha çok bilinçlenmesi sağlaması bakımından etkili bir terapi tekniğidir. Ancak, bu sonuçların gerçekten ortaya çıkması için psikodramayı yöneten terapistin bu konuda yeterli ve tecrübeli olması gerekir.
Psikodrama sürerken danışanın yani esas oyuncunun ortaya koyduğu davranışları ve bu davranışlar arasındaki ilişkileri anlama ve gerektiğinde bir yönetici olarak terapistin yapacağı girişimler, yorum ve yönlendirmeler çok önemlidir. Bunlar ise psikodrama süresince terapistin çok uyanık ve etkin olmasını zorunlu kılar.
Psikodrama, oyun oynama bittikten sonra yorum ve tartışmalarla gruptaki diğer üyelerin ve seyircilerin de katılmaları uygun olur. Bu şekilde gruptaki diğer üyeler arasındaki psikolojik ilişkiler daha da ileri götürülerek psikodramanın terapötik etkisi artırılabilir.(Kepçeoğlu,1996,ss.189-190)

7-Oyun: Oyun, çocuklar için kendini tanıma,kendini anlatma ,düşünme ve deşarj olma aracıdır.Aynı zamanda oyun çocuğu tanımak için bir tekniktir. Çocuğun gerginlik ve kaygılarını gidermede sağaltıcı bir işlev görür. Çocuk oyun aracılığıyla dünyayı anlar,ilişkilerini, geçmişi ve geleceği kavrar. Bu nedenle oyun bir öğrenme aracıdır ve evrensel bir dildir.
Çocuğun oyun ortamında oyuncaklarla ilişkisi, oyunda aldığı roller, benimsediği davranış kalıpları, kurallara uyma düzeyi, grupla işbirliği yapma,kişisel sorumluluk üstlenme,ilgisi becerileri, duygulanım düzeyi,liderlik özellikleri, başkalarının özelliklerine saygılı olma,bencillik, paylaşımcılık gibi çok sayıda niteliği gözlenerek çocuk hakkında bilgi elde edilebilir. Ayrıca oyun aracılığıyla çocuğun sıkıntı ve sorunları ile davranış bozukluklarını anlamak ve bu davranış problemlerini oyun aracılığıyla çözmek de mümkün olabilmektedir.
Oyun aracılığıyla çocuk çok çeşitli yönlerden kendini tanıma,üstün ve zayıf yönlerini anlama, zayıf yönlerini geliştirme, kendini başkalarıyla kıyaslama ve akranlarını tanıma fırsatını da yakalamaktadır. Çocuk yaşam için gerekli olan davranış, bilgi, beceri ve alışkanlıklarının çoğunu, cinsiyet rollerini oyun ortamında öğrenir. Oyun bir öğrenme ortamıdır. Böyle bir öğrenme ortamında çocuk özgür ve yaratıcıdır. Potansiyellerini geliştirebilir. Çocuk bireysel oyundan grupla oyun oynamaya geçince sosyalleşme süreci hızlanır ve çocuk akranlarıyla birlikte bu doğal ortamda sosyalleşir. Bu nedenlerle oyun çocuğun yaşamının ayrılmaz parçasıdır.(Editör: Can,2002,s.166)
Oyunların ruh sağlığına etkisi:Çoğu kez çocuğun oyun tercihlerine ve davranışlarına bakarak temel ilgi alanlarını, kişisel tutum ve eğilimlerini tanımak, ruhsal güçlüklerini ve davranış bozukluklarını teşhis etmek mümkün olmaktadır. Psikologlar ve psikiyatrisiler, çocuk oyunlarının bu yansıtıcı potansiyelinden yararlanmaktadırlar. Uzmanlar, çocukları oyun içinde gözleyerek onların ruhsal problemlerini açıklayıcı ve yardım edici yöntemler geliştirmişlerdir.(Özgüven,1998,s.205)

8-Arzu listesi:Daha çok okul öncesi eğitim düzeyinde ve ilköğretimde kullanılan arzu listeleri aracılığıyla çocuk,doyurulmamış gereksinimlerini,arzularını,gerginlik,sıkıntı ve sorunlarını,ifade edemediği duygularını,güdü ve umutlarını ifade etme olanağı bulmaktadır. Uzmanlar ve öğretmenler de bu yolla çocuğu çeşitli yönlerden tanıma fırsatı yakalayabilmektedir.
Arzu listeleri çerçevesinde çocuklara sorulacak sorulardan
bir kaçı söyle sıralanabilir:
1-Bir dilek perisi çıkıp sizi üç dileğinizi sorsa ona ne yanıt verirdiniz?,
2-Bir uçan halıya binseydiniz nasıl bir yere gitmek isterdiniz?
3-Bir sihirli güce sahip olsaydınız dış görünüşünüzde ne gibi değişiklikler yapmak isterdiniz?
4-Tekrar dünyaya gelseydiniz nasıl bir kişi olmak isterdiniz?

Bu sorulara yeni sorular da eklenebilir. Çocuklara zaman zaman buna benzer sorular da bir veya birkaçı sorulara özgürce konuşmaları sağlanabilir. Bu soruların hepsinin bir seferde sorulması veya bu soruların mutlaka sorulması gerekmez,doğruda değildir. Öğretmenler veya uzmanlar çocukların da gelişim dönemlerini, yaşlarını dikkate alarak uygun sorular sormalıdır. Örneğin, “Bir sihirli güce sahip olsaydınız dış görünüşünüzde ne gibi değişiklikler yapmak isterdiniz?”. “Tekrar dünyaya gelseydiniz nasıl bir kişi olmak isterdiniz?” sorularını okul öncesi çocuğu yerine ergenlere sormak daha yerinde olur. “Bir dilek perisi çıkıp size üç dileğinizi sorsa ona ne yanıt verirdiniz?”sorusu ise okul öncesi ve ilköğretim öğrencilerine sorulabilir. Sorulara okul öncesi öğrencileri sözlü,okuma yazma bilen erin veya ergenler ise yazılı olarak yanıt verebilirler. Sorulara verdikleri yanıtlar aracılığı ile çocuğun doyurulmamış gereksinimleri,arzuları,gerginlik,sıkıntı ve sorunları,ifade edemediği duyguları, güdü ve umutları,özlem ve sıkıntıları, kişilik yapısı, sosyal destek sistemi ve içinde yaşadığı koşul ve olanaklar ile algıları hakkında bilgi toplanabilir. Bu teknik aracılığıyla çocuk kendini bazı yönlerden daha iyi tanıyabilir, bir iç görü kazanabilir.(Editör: Can,2002,s.167)

GÖZLEMSEL TEKNİKLER
Bireyi tanıyandan sorma yada diğer bir ifadeyle gözlemsel yaklaşım içinde yer alan teknikler olarak gözle, derecelendirme ölçekleri, vak’a kaydı, vak’a incelemesi, sosyometri, kim bu, sosyo drama, teknikleri yer almaktadır.
Gözlem:
Bir kimsenin diğer bir kimse hakkında duyu organları ile bilgi edinme yolu veya bireylerin değişik ortamlarda , çeşitli davranışları hakkında onları gözleme yolu ile bilgi toplama tekniği olarak tanımlanır. Gözlem bilgi toplama aracıda diyebiliriz.
Birkaç tür gözlem vardır. Bunlar;
Gelişi güzel gözlem: Bunda bilgiler neyin, nerede, nasıl, ne zaman gözleneceğine ilişkin bir planın yapılmadığı , amacın saptanmadığı doğal bir ortamda rastlantısal olarak elde edilir.
Örneğin:Okullarda öğretmenler, öğrencileri, öğrenciler diğer arkadaşları, sevgililer birbirleri hakkında çok sayıda bilgiyi bu şekilde öğrenirler.
Sistemli gözlem: Neyin nerede, nasıl, ne zaman gözleneceğinin önceden planlandığı, amacın saptandığı ve belli kurallara uyarak yapılan gözlemdir. Gelişi güzel gözleme göre daha geçerli ve güvenlidir.
Örneğin: Öğrenciyi derste, laboratuarda, okul içi ve dışında, oyun ortamında gözlemleyerek hakkında bilgi toplanır.
Katılımlı gözlem: Gözlemci, gözlenen birey veya grup ile aynı ortamda bulunur ve onlarla birlikte aynı etkinliklere katılır.
Katılımsız gözlem: Gözlemci, gözlenen grup veya olayın dışında kalarak grubu veya kişiyi dışardan objektif olarak gözler.
Gözlem sürecinde uyulması gereken bazı ilkeler:
Öncelikle kimin niçin, nerede, nasıl, ne kadar sürede gözleneceğine ilişkin bir gözlem planı yapılmalıdır.
Gözlem yapılmadan önce gözlem sonuçlarının nasıl kaydedileceği ve bilgilerin nasıl analiz edileceği kararlaştırılmış olmalıdır.
Belli bir zaman sürecinde yalnızca bir kişi gözlenmelidir.
Gözlem, amaca uygun olarak yeterli bir zaman süresince yapılmalıdır.
Örneğin , birey on beş gün boyunca gözlenmelidir.
Bireyin her seferde uzun süre gözlenmesi yerine kısa süreli ve farklı aralıklarla gözlenmesi tercih edilmelidir.
Birey kontrollü ve doğal ortamlarda gözlenebilmelidir.
Birey bir bütün olarak gözlenmelidir, ancak bir kritik davranış gözlenecekse bu davranış bireyin bütünlüğü içinde gözlenmelidir.
Gözlem sonuçları olduğu gibi yorum ve değerlendirmeye katılmadan kaydedilmelidir.
Birey gözlendiğinin farkına varmamalıdır. Bu nedenle gözlem sonuçları gözlenenin gözü önünde kaydedilmemelidir.
Araya zaman girince gözlemci bazı gözlemlerini unutabilir. Bu nedenle gözlem sonuçları gözlemin arkasından hemen kaydedilmelidir.
Gözlemci gözlenen bireyin söyledikleriyle birlikte söylediklerine eşlik eden duygu ve davranışlarına dikkat etmelidir.
Gözlemler, gözlemci hatalarını en aza indirme amacıyla eğer mümkünse birden çok gözlemci tarafından yapılmalıdır.
Gözlemin ne zaman, hangi koşullarda ve durumda yapıldığı mutlaka kaydedilmelidir. Gözlemlerin saptanmasında olay, koşullar, süreç ve sonuçlar birlikte düşünülmelidir.
Gözlem tekniği ile elde edilen bilgiler, birey hakkındaki mevcut diğer bilgilerle bir arada değerlendirilmelidir.
Birey hakkında elde edilen bilgiler, bireyi etiketlemek amacıyla değil; bireyin bir sorununun çözümüne veya bütün olarak gelişmesine katkı amacıyla kullanılmalıdır.

GÖZLEM TEKNİĞİNİN YARARLARI
Gözlem, bireyin doğal ortamda gözlenmesine dayandığı için diğer bireyi tanıma teknikleri ile elde edilemeyen orijinal bilgilerin doğrudan elde edilmesine olanak veren bir tekniktir.
Gözlem tekniği, bireyin sadece sözlerini değil bu sözlere eşlik eden davranış ve beden dilini de gözlemeye ve böylece bireyin duygu ve düşünce davranışları arasındaki çelişkileri anlamaya olanak sağlayan bir tekniktir.
Gözlem bireyin çeşitli gelişim dönemlerindeki bütün halinde gelişmesini izleyerek gelişim özelliklerini karşılaştırmaya en uygun olan bir tekniktir.
Gözlem her yaştaki bireyi veya grubu incelemek amacıyla kullanılabilecek bir tekniktir.
Gözlem tekniği kullanılması kolay, fazlaca araç gereç kullanılmayı gerektirmeyen maddi bakımdan ekonomik olan bir tekniktir.
Gözlem tekniğini uygulamak için özel bir zaman ayırmak, öğrenciyi dersinden, çalışanı işinden alıkoymak söz konusu değildir. Gözlenen bireyi ayrıca zamanı alınmamaktadır. Bu nedenle okullarda ve iş yerlerinde kolaylıkla uygulayabiliriz.

GÖZLEMSEL TEKNİKTE BAZI SINIRLILIKLAR
1- Gözlemsel tekniği gözlenen birey, durum veya olayın gözle görülebilen kulakla duyulabilen söz, düşünce ve davranışları hakkında bilgi verir. Ancak bu davranışların nedenleri hakkında bilgi vermez. Bu nedenle gözlem tekniği ile elde edilen bilgilerin nedenlerini bir ölçüde yapabilmek gözlemin sürekli yapılmasına bağlıdır.
2- Bir gözlemin nesnelliği ve bilimselliği gözlemcinin önyargılarına, davranışlarına ve duygularını anlama ve algılama gücüne, duygusal kararlılığına, olaylara bakış açısına ya da yaşam felsefesine, davranışlar arsındaki ilişki ve çelişkileri kavrayabilme yeteneğine, gözlem tekniğini uygulama ve sonuçlarını kaydetmedeki becerisine vb. bağlıdır. Öyleyse herkes gözlem yapabilir, ancak her gözlem aynı derecede nesnel ve bilimsel değildir. Bu nedenle iyi gözlemcinin bu alanda yetişmiş olması beklenir.
3- Okullarda öğretmenler öğrencilerini, yöneticiler diğer çalışanları ve anne-babalar çocuklarını gözlemlemektedirler. Bunu önlemek mümkün değildir. Ancak bireyi tanıma teknikleri konusunda eğitim almamış kimselerin nesnellikten ve bilimsellikten uzak, yüzeysel gözlemlerin yapılması ve sonuçların kaydedilmesi amacıyla kullanılan bazı araçlar geliştirilmiştir.
Bunların başında anekdotlar gözlem listeleri, özel kayıt çizelgeleri, derecelendirme ölçekleri gelmektedir. Bireysel gözlemler yaparak bireyleri gelişigüzel etiketledikleri gözlenmektedir.
Anekdotlar ayrı ayrı kartlar biçiminde hazırlanacağı gibi, taşınabilir defterler biçiminde de olabilir. Birey hakkındaki anekdotlar sonradan özetlemek ve toplu dosyalara aktarmak üzere bir zarf içine toplanacağı gibi her birey için anekdot özetleme formu da geliştirilebilir.
Anekdotlarda, öğrenciye ilişkin tüm gözlemler kaydedilmez. Sıradan olmayan tipik, dikkate değer davranışların kaydedilmesi gerekli ve önemlidir.
Bir anekdotta;
Gözlemcinin adı, soyadı ve unvanı,
Gözlenen öğrencinin adı, soyadı, numarası, sınıfı ve şubesi,
Olayın geçtiği yer ve zaman
Gözlenen olayın objektif olarak betimlenmesi
Gözlemcinin yorumu ve önerisi için ayrılmış kısımların bulunması,
Anekdotun amacı: Gözlem listeleri gözlenecek davranış ifadelerini içeren ve gözlemlerin işaretlenme yolu ile kaydedilmesi için kullanılan araçlardır.
Özel kayıt çizelgeleri:
Öğrencilerin çeşitli alanlara ilişkin özelliklerinin sıralandığı ve bu özelliklerden hangisinin çocukta olup olmadığını belirlemeye yarayan gözleme dayalı araçlardır.
Örneğin: “Üstün zihin yeteneği” , “yaratıcı yeteneği” , “liderlik yeteneği” olan veya öğrenme güçlüğü çeken çocukları belirlemek için kayıt çizelgeleri gerekir.
Derecelendirme ölçekleri: Gözlem sonuçlarını sayısal verilere dönüştürmeye yarayan araçlardır.
Gözlemlerin kayıt edilmesi için kullanılan araçlardan biridir. Derecelendirme ölçeği, bir bireyin belirli bir konuda çeşitli davranış özellikleri hakkında sıralanmış açıklayıcı ifade ya da cümlelerin, bireyi tanıyan ve gözlemi yapan kişi tarafından işaretlenmesi esasını alır. Derecelendirme ölçeği ele alınan her özellikle ilgili ifadeleri tek tek belirli bir ölçek üzerinde derecelendirmeyi esas aldığından tekniğin adı da bu yapıya uyarak derecelendirme ölçeği olarak geliştirilmiştir ve genellikle dört tür ölçek kullanılmaktadır. Bunlar:
1- Sayısal Ölçekli
2- Betimsel Ölçekli
3- Karşılaştırmalı
4- Grafik Ölçekli
Vak’a incelemesi:
Vak’a incelemesi sorunu olan kişiyi bir bütün halinde derinlemesine inceleme demektir. Vak’a incelemesinde test ve çeşitli test dışı teknikler kullanılarak sorunu olan birey hakkında çok çeşitli bilgiler toplanmalı; amaç bireyin sorunun nedenlerini ve uygun tedavi yöntemlerini saptamak, bireyin sorununu iyileştirici önlemler almaktır.
Vak’a incelemesi bireyin öz geçmişini ve hayat hikayesini kapsadığı gibi bununda ötesinde toplanan bilgilerin analiz ve yorumlarını, sorunların ya da problemlerin giderilmesi için gerekli değerlendirmeleri, önlemleri ve önerileri de kapsamalıdır.
Vak’a incelemesi özet olarak şu bilgileri içerir
1.Vak’anın adı soyadı, doğum yeri, ve doğum tarihi
2.Ana babasının sağ, ölü,öz ,üvey oluşu
3.Sorunun kısaca tanımı
4. Tıbbı ve psikolojik muayene
5.Geçirdiği hastalıklar ve ameliyatlar
6.Akademik başarısı, okul yaşantısı,öğretmenleri ve sınıf arkadaşları ile ilişkisi, disiplin vak’aları
7.Aile tarihçesi, ailenin sosyo-ekonomik durumu, kardeş sayısı
8.Sosyal ilişkileri,okul dışı sosyal etkinlikleri, karşı cinsle ilişkileri, polis kayıtları
9. Duyusal gelişimi
10. Geleceğe ilişkin beklentileri ve planları
11. Sorunla ilgili genel değerlendirme
12.Önerilen tedavi yolları ve alınacak önlemler
12. Önerilerin uygulanmasına ilişkin planlar
13.İncelemeyi yapan kişi, kurum ve tarih
Vaka incelemesini yapan kişi objektif, açık ve seçik olmak, kişisel yanlılıktan kaçınmak, sayısal verilere dayanmak sayılarla desteklenmeyen gereksiz bilgi vermekten, dayanıksız yorum ve genelleme yapmaktan sakınmak zorundadır. Vaka incelemesi raporlarının ilgili diğer uzmanlarla birlikte ele alınması, hatta gerekirse bu amaçla “vaka konferansı” toplantıları düzenlenmesi, böylece, birey için alınacak psikolojik yardım önlemlerinin birlikte programlanması daha da uygun olur.
Türkiye’de Kullanılan Psikolojik Testlerin Sınıflandırılması

  1. Genel Zeka Testleri
    1. Bireysel Zeka Testleri
      Stanford-Binet Zeka Testi
      Wechsler Yetişkinler Zeka Ölçeği (WAIS)
      I.T Zeka Testi
      Merrill-Palmer Ölçeği
    2. Grup Zeka Testleri
      Cattell Zeka Testi
      Otis Beta Zihin Yeteneği Testi
      Analitik Zeka Testi (From A)
    3. Grup Zeka Testleri
      Cattell Zeka Testi
      Otis Beta Zihin Yeteneği Testi
      Analitik Zeka Testi (From A)
  2. Özel Yetenek ve Beceri Testleri
    • . Özel Yetenek Testleri
      Torrance Yaratıcı Düşünme Testi
      Macquarrie Mekanik Kabiliyet Testi
  1. Eğitim Testleri
    Çalışma Alışkanlıkları Envanteri
    Metropolitan Olgunluk Testi
  2. Mesleki Testler
    Bourdon Dikkat Testi
    İstikrar Tecrübesi Testi
    Reaksiyon Zamanı Testi
  3. Psikomotor ve Klinik testler
    Kohs küpleri
    Lincoln-Oseretzky Skalası
    Wechsler Hafıza Ölçeği
  1. Kişilik Testleri
    • . Kişilik Test ve Envanterleri
      California Kişilik Envanteri
      Cattell 16PF Şahsiyet Envanteri
      Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri
      Thomas Testi
      Saville & Holdswoth OPO İş Kişilikleri Testi
      Myers-Briggs Testi
  1. Projektif Testler
    Roschach Testi
    Rotter Cümle Tamamlama Testi
    Tematik Algı Testi (T.A.T)
  2. İlgi ve Tutum envanteri
    Kuder İlgi Alanları Tercihi Envanteri
    Mesleki Doyum Envanteri
    Thurstone Alaka Testi

PSİKOLOJİK TESTLERİN TANIMI

Psikolojik testler; kişinin davranışını standart koşullar altında gözlemlemeye yarayan ölçme araçlarıdır.

PSİKOLOJİK TESTLERİN İŞLEVİ

  • Seçme işlevi; işyerlerine, devlet kurumlarına, fabrikalara birey alımında, okullara öğrenci seçmede birtakım testler kullanılır.
  • Sınıflama işlevi; belirli seçeneklerden hangisinin kişi için uygun olduğuna karar vermekte faydalanılır.

TESTLERİN SINIFLANDIRILMASI

  1. ÖLÇÜLEN NİTELİK AMACINA GÖRE
  • Başarı Testleri
  • Yetenek Testleri
  • Kişilik Testleri
  • İlgi Testleri
  • Tutum Testleri
  1. MAKSİMUM PERFORMANS VE DAVRANIŞ TESTLERİ

Performans testleri başarı ve yetenekleri; davranış testleri ise kişilik ilgi ve tutum testlerini kapsar.

  1. BİREYSEL TESTLER VE GRUP TESTLERİ

Bireysel testlerde testi alan ve veren yüz yüzedir. Sorulan sorulara alınan yanıtlar ‘doğru’ ya da ‘yanlış’ olarak değerlendirilir. Standford-Binet Bireysel Zeka Testi ile Wısc-R Bireysel Zeka Testleri bu gruba birer örnektir.

Grup testleri ise; kısa sürede çok kişiye test uygulama imkanı sağlar.

  1. GENEL VE ÖZEL YETENEK TESTLERİ

Yetenek testleri kişinin seçimlerini daha doğru yapmasında önemli rol oynar.

  1. PSİKOMOTOR TESTLER

Bu testler psikolojik danışmanlarca, iş bulma merkezlerinde, kişiye özel yetenekleri değerlendirmek için ya da özel beceri isteyen bir işe kişinin yatkınlık derecesini ölçmek için kullanılır.

  1. YARATICILIK TESTLERİ
  2. GÜZEL SANAT YETENEĞİNİ ÖLÇEN TESTLER
  3. KAĞIT-KALEM TESTLERİ
  4. DİLE DAYANAN / DAYANMAYAN TESTLER
  • SÜRAT VE GÜÇ TESTLERİ

KULLANILMAKTA OLAN TESTLER, ENVANTERLER VE ÖZELLİKLERİ

WISC-R( WECHSLER INTELLİGENCE SCALE FOR CHİLDREN – REVİSED )İLK WECHSLER ZEKA ÖLÇEĞİ

1939 da yetişkinler için hazırlanmıştır. Kısaca W-B(Wechsler-Bellevue) olarak adlandırılan bu ölçek 1955 yılında yenilenmiş ve adı WAIS(Wechsler Yetişkinler Zeka Ölçeği) olarak değiştirilmiştir. 1949 yılında David Wecsler ( 1896-1981 ) tarafından geliştirilmiş, 6-16, 11yaşlarındaki çocuklar için WISC’i ( Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği) hazırlanmıştır. Bu ölçek 1974 yılında gözden geçirilmiş ve standardizasyonu yapılmış böylece WISC- R (Revised) ortaya çıkmıştır. Wechsler daha sonra 4-6 ve 2 yaşlarındaki okul öncesi çocuklar için WPPSI’i ( Wechsler Okul Öncesi Çocuklar İçin Zeka Ölçeği ) hazırlamıştır. Wechsler ölçeklerinin hedeflediği yaş grupları birbirlerinden farklı olmakla birlikte her üç ölçekte de Sözel ve Yapım ( Performans) bölümleri bulunmaktadır. Her iki bölümde birbirlerinden farklı alt bölüm ya da ölçeklerden oluşmaktadır. Wechsler’in getirdiği yeni sistemin en önemli yararı, çocuğun yerini kendi yaşıtları içerisinde görebilmek ve zaman içerisinde bazı karşılaştırmalara gidebi1mektir. 6-16 yaş arası bireylere uygulanan ve WISC-R zeka testi, bireysel olarak yaklaşık 60-70 dakikada uygulanır.

A) Sözel

1-  Genel Bilgi; Çocuğun doğal çevre, okul çevresi ve kültürel ortamından ne kadar bilgi aldığıyla ilgili ve bilgi düzeyini gösteren bir alt testtir.

2- Benzerlikler;Çocuğun iki şey arasında benzerlik kurarken soyutlama ve genelleme yapıp yapamadığını, ayrıca bunu doğru ifade edip edemediğini gösteren bir alt testtir.

3- Aritmetik; Dikkati bir probleme yönlendirebilme ve öğrenme yeteneğini gösteren, zaman sınırlaması olan bir alt testtir.

4- Sözcük Dağarcığı; Çocuğun bildiği sözcük sayısını ve ifade becerisini gösteren bir alt testtir.

5- Yargılama;Muhakeme, akıl yürütme, duygusal ve mantıksal olgunluk düzeyini gösteren bir alt testtir.

6- Sayı Dizisi; Çocuğun işitsel uyaranları anımsama gücünü gösteren bir alt testtir.

 B) Performans

1-Resim Tamamlama; Dikkati görsel uyaranlara yoğunlaştırabilmeyle ilgili bir alt testtir. Çocuktan resimde eksik olan detayları ayırt etmesi istenir.

2-Resim Düzenleme;Olaylar dizisini algılama, neden- sonuç ilişkisi kurabilme, muhakeme gücüyle ilgili bir alt testtir.

3-Küplerle Desen; Görsel – hareketsel – mekansal koordinasyonla, parçalar arası ilişkide bütüne giderken ön tahmin yeteneğiyle ilgili bir alt testtir.

4-Parça Birleştirme; Görsel- hareketsel koordinasyonla, parça –bütün ilişkisini kavramayla ilgilidir.

5-Şifre; Çalışma hızı, görsel hareketsel koordinasyon, sıraya koyma, psikomotor hız, görsel uyaranları anımsama ve konsantrasyon yeteneği ile ilgili bir alt testtir.

6-Labirentler; El-göz koordinasyonu, figür- zemin algısıyla ilgili bir alt testtir. *Sayılar ve labirentler alt testleri yardımcı ek testlerdir.

STANFORD BINET ZEKA TESTİ

 Bireylerin zihinsel performanslarını belirlemek amacıyla uygulanan bireysel zeka testidir.  Uygulama sonucunda bireye ait zeka yaşı ve zeka bölümü elde edilmektedir. Süreye dayalı bir test değildir.

 Zeka testidir. 2 yaştan yetişkin yaşa kadar uygulanmaktadır. Bireysel test olduğu için bir oturumda bir kişiye uygulanır.  Uygulayıcı tarafından bireye, yönergeye uygun olarak sorular yöneltilir ve bireyden bu soruları yanıtlaması istenir.

GOODENOUGH ZEKÂ TESTİ

Çocuğun yaptığı resimler ile zekâyı ölçmek için geliştirilmiştir. Bunda çalışma için çocukla karşılıklı anlayış ve gerekli uygun ortam oluşturulduktan sonra, çocuktan bir insan resmi yapması istenir. Çocuk resmi kendi kendine yapar, sonra resimde görülen yanılgılara ve resmin yapılış biçimine göre Goodenough Zekâ Testi’ndeki ölçüler çerçevesinde resmin her bir kısmı için puan verilir. Sonra bu puanlar toplanır, toplam puanın karşılığı olan zekâ yaşı önceden hazırlanmış olan puan çizelgesinden bulunur. Böylece çocuğun zekâ bölümü, Zekâ Bölümü = Zekâ Yaşı / Takvim Yaşı * 100 formülü ile saptanır. Goodenough Zekâ Testi, 3-10 yaşındaki çocuklar için uygulanır. Bundan daha küçük ya da daha büyük yaşlardaki bireylere uygulanması doğru değildir

RORSCHACH TESTİ

Bu test , testi uygulayan kişiye sadece bireyin karakteri ve kabiliyetleri hakkında bilgi vermez, aynı zamanda duygusal bozukluklarını ve bu bozuklukların türünü de gösterir. Genç ve yetişkinlere bireysel olarak uygulanır. Rorschach testi, bu işte yetiştirilmiş tecrübeli bir psikolog tarafından verilmelidir. Bunlar kartlar üzerine basılmış mürekkep lekelerinden oluşmuştur. Cevaplarda 3 şey aranır:

– İdrak şekli

– Yorumların kalitesi

– Yorumların içeriği

BEİER CÜMLE TAMAMLAMA TESTİ

Beier cümle tamamlama testi bireylerin duygularını incelemede tamamlanmamış cümlelerden oluşan projektif bir testtir. Testin iki formu vardır. Form A 56, Form B ise 67  maddeden oluşmaktadır. Süre sınırı yoktur. Ancak bireyin ne kadar zamanda cevapladığına yorumlamada dikkat edilir. Kişilik  testidir.Form A 8-16 yaşlara; Form B ise 13 yaş ve üstüne uygulanmaktadır.Test bireysel ve grupla uygulanabilmektedir. Bireylerden tamamlanmamış cümleleri tamamlamaları istenir.

BENDER-GESTALT GÖRSEL MOTOR TESTİ

Beyindeki bozuklukları teşhis etmek amacıyla kullanılır. Çocuklarda geriliği, regresyonu, fonksiyon kaybını ve organik beyin hasarlarını saptamaya  yönelik gelişimsel bir testtir. Ayrıca kişilik sapmalarını bulmaya yardımcı olan  bir testtir. Test 9 geometrik şekilden oluşmaktadır. Testte süre sınırı yoktur. Yetenek testleri içinde psikomotor, kişilik testleri içinde ise klinik testleri olarak sınıflandırılır.5 yaş ile 10 yaş 11ay arasındaki çocuklara uygulanır. Bireysel bir test olup bir oturumda bir kişiye uygulanır. Bireylerden sırayla verilen 9 geometrik şekli çizgisiz beyaz kağıda aynen çizmeleri istenir. Bir kağıt yeterli olmakla birlikte zeka geriliğine sahip ve duygusal yönden problemi olan çocuklar için birden fazla kağıt kullanılabilir.

MİNNESOTA ÇOK YÖNLÜ KİŞİLİK ENVANTERİ (MMPI)

Psikiyatrik tanılama için kullanılır.10 temel alt test ve 3 geçerlik alt testten oluşan 550 soruluk bir testtir. Normal bireylerle bazı psikiyatrik tanı grubuna giren kişileri birbirinden ayırt edebilmek için alt testlere ayrılmıştır. Ayrıca temel alt testlerin yanında testin kullanılabilirliğine ilişkin üç geçerlik alt testi vardır. Bu  üç alt test puanları testin ne kadar içten ve doğru yanıtlandığı konusunda bilgi verir. Süre sınırı yoktur. Kişilik testidir. 16 yaş ve üzerine uygulanır. Bireysel veya grupla uygulanır. Bireylerden testteki maddeleri “Evet”, “Hayır” ve “Bilmiyorum” şeklinde yanıtlamaları istenir.

DENVER GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ

Çocuklardaki gelişimsel gecikmeyi ve bozukluğu fark etme  amacıyla kullanılır. Test 105 maddeden oluşmaktadır.  Süreli bir test değildir.Gelişim ölçeği ve tarama testidir. 0-6 yaş grubu arasındaki çocuklara uygulanmaktadır.Bireysel uygulanan bir testtir.Bu test, uygulayıcının çocuğun neler yapabildiğini gözlemesi ve bazı maddelerde de ana babanın çocuğuna ilişkin gözlemlerini anlatmaları yoluyla uygulanır.

GOODENOUGH-HARRİS İNSAN RESMİ ÇİZME TESTİ

Bireylerin zihin gelişimini ölçmeyi amaçlar.Küçük çocukların genel yetenek düzeylerine ilişkin bir bilgi vermektedir. Bir çizim testidir. Zihinsel geriliğin belirlenmesinde önemli bilgi verir. Ancak birey hakkında karar verirken sadece bu test kullanılmamalıdır. Süreli bir test değildir.Genel zeka testidir. 4-14 yaş arasındaki çocuklara uygulanmaktadır. Bireysel olarak uygulanmaktadır. Gerektiğinde grup testi olarak da kullanılmaktadır.Çocuktan boş bir kağıda insan resmi çizmesi istenir.

KOHS KÜPLERİ ZEKA ÖLÇEĞİ

17 kart ve  desenli küplerden oluşmaktadır. Süreli bir testtir. Zeka testidir.10 yaş üzerindeki çocuklara uygulanır.Bireysel olarak uygulanır.Çocuk uygulayıcının verdiği süre içinde gösterilen karttaki deseni küplerle yapmaya çalışır.

KUDER İLGİ ALANLARI ENVANTERİ

Kuder ilgi alanları envanteri bireyin seçebileceği meslekleri belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Kuder ilgi envanteri ile belirli bir mesleğe olan ilgi değil, genel düzeyde bir meslek alanına olan ilgiyi saptamak amaçlanmıştır. Envanter üçerli gruplandırılmış 504 maddeden oluşmakta ve açık hava, el işi, hesap, ilim, ikna, sanat, edebiyat, müzik sosyal ve büro olmak üzere on alanda ilgiyi ölçmektedir. Sınırlandırılmış bir uygulama süresi yoktur.İlgi envanteridir. Lise öğrencilerine uygulanır.30-40 kişiye uygulanabilir. Bireylerden farklı meslek alanları ile ilişkili olarak verilen üç durumdan birini “en çok hoşlandığı”, bir diğerini de “en az hoşlandığı” etkinlik olarak seçmesi istenmektedir.Üçüncü etkinliğe ilişkin madde ise boş bırakılmaktadır.

LEİTER ULUSLAR ARASI PERFORMANS TESTİ

İşitme ve konuşma problemi olan çocukların zihinsel performanslarını belirlemeyi amaçlayan dile dayanmayan bir performans testidir. Bazı maddelerinin uygulamasında süre sınırı vardır.   Yetenek (Zeka) testidir. 2-18 yaşları arasındaki bireylere uygulanmaktadır.Bireysel bir test olup bir oturumda bir kişiye uygulanır. Test ile ilgili model çocuğun önüne konur, sonra modele ait blok parçalar yönergeye uygun olarak sırayla çocuğa verilir ve çocuktan blok parçaları modele göre yerleştirmesi istenir.

LOUISA DUSS PSİKANALİTİK HİKAYELER TESTİ

 Çocuktaki çatışmanın saptanması amacıyla uygulanan on tane yarım bırakılmış hikayeden oluşan bir testtir. Sınırlandırılmış bir uygulama süresi yoktur. Kişilik (projektif) Testidir. Çocuklara ve yetişkinlere uygulanmaktadır. Bireysel bir test olup bir oturumda bir kişiye uygulanır.Yarım bırakılmış hikayeler test uygulanan kişiye okunarak, hikayeleri tamamlaması istenir.

MİNNESOTA UZAY İLİŞKİLERİ TESTİ

Mekanik  yetenekleri ölçmek amacıyla uygulanan bir ölçme aracıdır. İki boyutlu geometrik 64 şekilden/sorudan oluşan süreli bir testtir.Bir yetenek testidir.9 yaş ve üstüne uygulanmaktadır.Grup testidir. Çocuğa verilen 64 soruyu verilen süre içinde cevaplaması istenir.

OTİS ZİHİN YETENEĞİ TESTLERİ

Otis Zihin yeteneği testleri genel yeteneği ölçen grup testleridir. Bu testlerin üç ayrı formu vardır. Bunlar Otis Alfa, Otis Beta, Otis Gama’dır. Otis Alfanın, dile dayanan ve dile dayanmayan şekil ve resimlerden oluşan A ve B olmak üzere iki parelel formu vardır. Otis Beta A, B, C ve DM  formlarından oluşmaktadır.  Otis Gama çocuklara ve yetişkinlere uygulanmaktadır. Süreli testler olup her formun kendine ait süresi vardır.Genel yeteneği ölçen grup zeka testleridir. Otis Alfa ilkokul 1-4. sınıf çocuklarına, Otis Beta 5-6. sınıf çocuklarına, Otis Gama ise 9-12. sınıflardaki çocuklara ve yetişkinlere uygulanmaktadır.Grup testleridir. Bireyden şekil ve resimlere dayalı soruları verilen süre içinde cevaplaması istenir.

PEABODY RESİM KELİME TESTİ

Çocuğun dil gelişimini ölçmek amacıyla uygulanan bir testtir. Her kartta sekiz resmin bulunduğu 50 karttan oluşmaktadır. Maddelere verilecek cevaplarda süre sınırı yoktur. Gelişim Testidir. 2,5-18 yaş arasındaki bireylere uygulanmaktadır. Bireysel bir test olup bir oturumda bir kişiye uygulanır. Bireyden kartın her iki yüzündeki dört resimden istenen resmi göstermesi istenir.

PORTEUS LABİRENTLERİ TESTİ

Genel yeteneği belirlemek amacıyla kullanılmaktadır. Sözel açıklamaya dayalı bir test değildir. 12 labirentten oluşmaktadır. Sınırlandırılmış bir süre uygulaması yoktur.Bireysel zeka testi olarak kullanılmaktadır.7,6-14 yaş arasındaki bireylere uygulanmaktadır. Bireysel bir test olup bir oturumda bir kişiye uygulanır.Çocuğun labirentlerdeki çıkış yolunu bulması esasına dayanmaktadır.

PROBLEM TARAMA ENVANTERİ

 Bu envanter, öğrencilere en çok sıkıntı, üzüntü ve kaygı veren durumları saptamayı amaçlar. Lise (L) ve ortaokul (O) formu olmak üzere iki ayrı formu vardır.  Süreli bir test değildir.Tarama envanteridir. Ortaokul (ilköğretim ikinci kademe) ve liselere uygulanmaktadır.Bireysel ve grup olmak üzere iki şekilde uygulanabilir.Bireylere problemlerine ilişkin bir “Problem Listesi” verilir. Bireylerden bu problemlerden kendisini ifade eden maddeleri işaretlemeleri istenir.

SNELLEN

Bireylerin görme kusurlarını tespit etmek için uygulanan bir testtir. Süreli bir test değildir.Görme Tarama testidir.  Okul çağından itibaren herkese uygulanmaktadır.Bireysel olarak uygulanır.Kartlardaki şekilleri belirli bir mesafeden doğru bir şekilde görmesi istenir.

STANFORD BİNET ZEKA TESTİ (GÖRME ENGELLİLER)

Görme engelli çocukların zihinsel performanslarını belirlemek amacıyla uygulanan bir testtir. Süre sınırı yoktur.Zeka testidir.7-11 yaş arasındaki görme engelli çocuklara uygulanmaktadır. Bireysel bir test olup bir oturumda bir kişiye uygulanır.Bireye teste ilişkin maddeleri yanıtlayabilmesine dayanmaktadır 

TEMEL KABİLİYETLER TESTİ 5-7

 Çocuğun zihinsel performansını belirlemek amacıyla kullanılan ve dört alt testten oluşan bir yetenek testidir. Uygulama sonucunda bireye ait zeka bölümü elde edilmektedir.  Bazı alt testlerde süre sınırı vardır.   Yetenek testidir.  5 -7 yaş grubuna yönelik bir testtir.  Bir oturumda 10 kişiye uygulanan bir grup testidir. Bir uygulayıcı ve bir yardımcı uygulayıcı ile uygulanır. Uygulayıcı tarafından her alt testteki sorular yönergeye uygun şekilde gruba yöneltilir ve gruptan bu soruları yanıtlaması istenir.

TEMEL KABİLİYETLER TESTİ  7-11

 Çocuğun yeteneklerini ölçmek eğitsel ve mesleki rehberlik yapmak amacıyla uygulanan yetenek testidir. Dil, şekil-uzay, akıl yürütme, ayırdetme ve hesap olmak üzere beş özel yetenek ile genel yeteneği ölçen yedi alt testten oluşan bir grup testidir. Alt testlerin uygulamasına ilişkin süre sınırı vardır.Yetenek testidir 7-11 yaş grubuna yönelik bir testtir.  Bir oturumda 10 kişiye uygulanır.Bir uygulayıcı ve bir yardımcı uygulayıcı ile uygulanır. Uygulayıcı tarafından her alt testteki sorular yönergeye uygun şekilde gruba yöneltilir ve gruptan bu soruları yanıtlaması istenir.

TEMEL KABİLİYETLER TESTİ 11-17

 Bireylerin yeteneklerini belirlemek amacıyla uygulanan bir grup testidir. Testin önceki hali beş alt testten oluşmaktadır. Daha sonra bu test sınıf düzeyi olarak ele alınmış ve Temel Yetenekler Testi 6-8 ve Temel Yetenekler Testi 9-12 şeklinde iki ayrı test takımı olarak düzenlenmiştir. Bu testler üzerinde Genel Müdürlüğümüzce halen çalışılmaktadır. Alt testlere ilişkin süre sınırı vardır. Yetenek testidir. 11–17 yaş grubuna (6-12. sınıflara) yönelik bir testtir. Uygulama yapılacak kişi sayısı uyarlama çalışması sonrasında belirlenecektir. Bireylerden test sorularının yönergeye uygun olarak yanıtlamaları istenir.

ZİHNİ OLGUNLUK TESTİ

 Yeteneği ölçmek üzere yedi alt testten oluşan bir grup testidir. Her bir alt testte farklı bir faktör belirlenmektedir. Süreli bir testtir. Yetenek testidir. Testin değerlendirilmesinde zeka yaşı olarak en düşük 4 yaş, en yüksek de 14 yaş bulunmaktadır.Grup testidir.Uygulayıcı testin yönergesinde belirtildiği şekilde soruları sorarak grubun doğru yanıtı işaretlemesini ister.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sponsor Bağlantılar