Depremden sonra

31.10.2020
1.990
Depremden sonra

Afetler herkes için korkutucudur, ancak çocuklar için daha korkutucudur çünkü çocuklar korkuyu kontrol edebilecek farklı ve çeşitli teknikleri henüz öğrenmemişlerdir. Afetler, yetişkinlere kıyasla çocukların hayat üzerindeki kontrol algısını daha çok tehdit eder. Çocuklar afetin etkisini üç kat daha fazla deneyimler.

  • Neredeyse tüm küçük çocuklar ölüm, yıkım, terör, deprem veya saldırıdan etkilenirken aynı zamanda anne babalarının çaresizliğinden ya da yokluğundan da doğrudan etkilenir.
  • Çocuklar ayrıca etrafındaki yetişkinlerin afet karşısındaki tepkilerinden de çok etkilenir. Çocuklar, nasıl davranacakları konusunda yetişkinleri gözlemleyerek ipuçları edinmeye çalışırlar. Anne babaları ya da öğretmenleri bir afet karşısında korkuyla hareket ederlerse çocukların korkuları ikiye katlanır. Eğer çocuklar anne babaları ya da öğretmenlerinin yaşanan bir olay sonrası ortaya çıkan kaybetme duygusuyla baş etmek için çaba gösterdiklerini gözlemlerlerse kendi kayıplarıyla daha iyi baş ederler.
  • Çocukların korkuları aynı zamanda onların hayal gücünden de kaynaklanır. Çocuklar hangi korkuların gerçek hangi korkuların kendi ürünlerini olduğunu ayırt etme konusunda daha çok zorlanırlar. Korkunun kaynağı ne olursa olsun çocukların korkuları ciddiye alınmalıdır. Korku hisseden bir çocuk sebebi ne olursa olsun korkuyordur.

Birçok çocuk eğer etraflarında onları koruyan, destekleyen  tutarlı anne babaya, güvenilir yetişkinlere sahipse afet gibi “anormal” olaylara “normal” tepkiler verir. Daha sonra bu tepkiler yavaşça ortadan kalkar.

Çocukların afetler karşısındaki bazı tepkileri

  • Ayrılma korkusu, yabancılardan korkma, canavarlardan veya hayvanlardan korkma
  • Uyumakta zorluk ya da yatağa gitmeyi reddetme
  • Afet deneyiminin bir kısmını temsil eden tekrarlayıcı ve zorlayıcı oyunlar
  • Alt ıslatma, parmak emme
  • Ağlama veya çığlık atma
  • Diğer çocuklarla vakit geçirmek istememe, izolasyon geliştirme
  • Afetle ilgili ses, ışık ya da nesneler hakkında aşırı duyarlılık ve korku
  • Afetle ilgili kabuslar
  • Saldırganlık, sürekli hareket halinde olma isteği
  • Şüpheci davranışlar sergileme
  • Baş ağrıları, mide ağrıları, yeri ve nedeni belirsiz ağrılar
  • Okula gitmek istememe, konsantrasyon zorluğu
  • Suçluluk, utanç hissetme, afetten kendisini sorumlu tutma

Bazen anne baba ve öğretmenler, çocukların afetler karşısındaki tepkilerini anlamakta zorlanır. Çünkü yetişkinler çocuklar için her şeyin yolunda olmasını, onların zorlukları kolaylıkla aşmasını ister. Ancak çocuklar olanın biten her şeyin yokmuş gibi davranıldığı durumlarda kendilerini ihmal edilmiş ya da önemsenmemiş hisseder. Kısa dönemde kendisini güvende hissetmeyen çocuk gerçek duygularını baskılar ve onların yerine olumsuz davranışlar geliştirir. Olumsuz davranışlar sayesinde daha çok ilgi ve dikkat çekmeyi beklerler. Uzun dönemde ise duyguları kabul edilmemiş çocuklar çok daha büyük davranış sorunları oluştururlar.

Çocuklarınıza yardımcı olmak için neler yapabilirsiniz?

  • Çocuğunuzu yargılamadan onun duyguları hakkında konuşun. Ağlamasına ve üzülmesine izin verin. Ondan “dik durmasını” beklemeyin. Kendi duygularınız hakkında da konuşun. Çocuğunuzu afet hakkında yazı, öykü, şiir yazması ya da resim yapması konusunda cesaretlendirin. Böylelikle onun gözünden bitenin nasıl göründüğünü anlamış olursunuz.
  • Olan biten hakkında gerçek ve kısa bilgiler verin. Çocuğun anlayabileceği basit bir dil kullanın. Çocuğu kulağa iyi gelmeyen bir bilgiden haberdar etmemek gelecekte daha büyük zorluklara neden olur. Çocuğunuzun yaptığı yanlış yorumları düzeltin (Afet onun yüzünden olmadı vb).
  • Çocuğunuza güvende olduğunu hissettirin. Onunla daha çok vakit geçirin, özellikle uykuya dalma sürecinde yanında olun. Çocuğunuza dokunmayı ve şefkatli davranmayı ihmal etmeyin.
  • Kendi korkunuzu çocuğunuza yansıtmayın. Sürekli çocuğunuzu yanınızda tutmaya çalışmanın bir süre sonra başka ruhsa sıkıntıları tetikleyebileceğini unutmayın.
  • Eğer çocuğunuzda parmak emme ve alt ıslatma gibi davranışlar görürseniz kabul edici olmaya çalışın. Bunlar çocuğun güvende olma ihtiyacından kaynaklanır. Çocuğunuzu suçlamayın, bebek gibi davrandığını söylemeyin. Normal davranışlar zaman içerisinde geri dönecektir.
  • Çocuklar anne babalarından uzak kaldıklarında terk edilmiş hissederler. Çocuğunuzu afet bölgesinden uzak tutmak ve onları korumak adına kendinizden uzaklaştırmayın.
  • Çocuklar rutini sever. Afetten kısa bir süre sonra sıradan kurallarınızı esnetmek isteyebilirsiniz ama aile yapısını ve kişilerin sorumluluklarını koruyun. Çocuğunuzun takip etmesi gereken derslerine, yapması gereken ödevlerine uzun bir süre ara vermeyin.
ETİKETLER: , , ,
YAZAR BİLGİSİ
2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’ ne girmiş, 2010 yılında yüksek onur derecesiyle mezun olmuş ve Prof. Dr. Turhan Oğuzkan ödülüne layık görülmüştür. Üniversite eğitimi sırasında Erasmus programı ile İsveç-Stockholm Üniversite’ sine gitmeye hak kazanarak 6 ay boyunca “Early Childhood Education” alanında eğitim almıştır. Maltepe Üniversitesi Gelişim Psikolojisi tezli yüksek lisans eğitimini 2012 yılında bitirmiştir. 450 saatlik MEB onaylı Aile ve Çift Terapisi eğitimi, Terapötik Kartlar Eğitimi, Kriz Müdahale Eğitimi, Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Mülteci Çocukların Topluma Uyumu Eğitimi, Özel Eğitimde Alternatif Öğretim Teknikleri, Çocuk Değerledirme Testleri, Sanat Terapisinin Erken Çocukluk Döneminde Kullanımı, Çocuk ve Ergenlerle Klinik Görüşme Teknikleri, İhmal ve İstismarda Aile ve Çocuğa Yaklaşım Eğitimi, Proje Döngüsü Yönetimi, Siber Zorbalık Eğitimi, Çocuk ve Ergenlerde Psikiyatrik Rahatsızlıkların Genel Tanımı Eğitimi, Yaratıcı Dramayla Grup Rehberliği Eğitimi, Dikkat Testleri Eğitimi, EMDR 1. düzey eğitimi katıldığı eğitimlerden bazılarıdır. Namık Kemal Üniversitesi´nde Davranış Nörobilimi alanında doktora programını 2022 yılında tamamlayarak "Nörobilim Doktoru" ünvanını alan Bingül Kemiksiz Uzel, farklı mecralarda yazdığı yazılara ek olarak rehberlikservisi.net sitesinde yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.