Lise Eğitimindeki Kalite Düşüşü ve Temel Beceriler Krizi: Diplomanın Değersizleşmesi

10.08.2026
5
Lise Eğitimindeki Kalite Düşüşü ve Temel Beceriler Krizi: Diplomanın Değersizleşmesi

Üniversite sınavlarındaki istatistikler, Türkiye’de ortaöğretim (lise) sisteminin alarm verdiğini ve temel eğitimdeki nitelik kaybının derinleştiğini gözler önüne seriyor. Yıllardır liseyi bitiren ancak temel okuryazarlık ve matematik becerilerini edinemeyen yüz binlerce genç, altyapısız bir şekilde üniversite kapılarına yönlendiriliyor.

Peki, lise eğitiminde yaşanan bu kalite düşüşü üniversite sistemini nasıl etkiliyor ve ne tür radikal adımlar atılması gerekiyor? Prof. Dr. Erhan Erkut’un Teke Tek Bilim programındaki tespitleri ışığında sorunun boyutlarını inceleyelim.

1. Tabloyu Özetleyen Gösterge: Şans Faktörünün Altında Kalan Matematik Netleri

Lise eğitimindeki nitelik kaybını gösteren en somut veri, ÖSYM’nin her yıl yayınladığı YKS/TYT istatistikleridir:

  • Rastlantısal Başarının Altı: 40 soruluk TYT Matematik testinde 5 seçenekli bir sistemde sorular rastgele işaretlense dahi ortalama 8 doğru yapılması beklenirken; adayların net ortalaması son yıllarda 6,6 seviyelerine kadar geriledi.

  • 4 Yıllık Emeğin Karşılığı: Ortaokul ve lisede yıllarca matematik dersi alan öğrencilerin, sınavda şans faktörünün dahi altında kalması; sistemin çocuklara temel mantık, problem çözme ve analitik düşünme becerilerini kazandıramadığını kanıtlıyor.

  • Sıfır Çeken Aday Artışı: Sınavda sıfır çeken veya eksi nete düşen öğrenci sayısındaki artış, liseden mezun olan her öğrencinin akademik eğitime hazır olmadığını gösteriyor.

2. Hormonlu Notlar ve Barajın Kaldırılması

Lise diplomasının hem Türkiye’de hem de dünyadaki saygınlığını yitirmesinin arkasında iki temel uygulama yatıyor:

  • “Hormonlu” Ortaöğretim Başarı Puanları (OBP): Liselerde (özellikle bazı özel okullarda) öğrencilere verilen yüksek/şişirilmiş notlar ile üniversite sınavındaki reel performanslar arasında uçurum bulunuyor. Lisede tüm dersleri 100 olan öğrencilerin YKS’de sıfır çekmesi, notlandırma sisteminin güvenilirliğini yok ediyor.

  • Barajın Kaldırılması ve Hayal Satıcılığı: Üniversiteye girişteki baraj puanlarının kaldırılması, lisede hiçbir dasar beceri edinememiş gençlere üniversite kapısını açarak yapay bir beklenti yarattı. Temel okuryazarlığı ve matematiği olmayan öğrencileri üniversiteye doldurmak, üniversitelerdeki lisans eğitiminin kalitesini de aşağı çekiyor.

  • Uluslararası Denklik Kaybı: Dünyada geçerliliği olan liselerde (örneğin Kanada veya Fransa lise sistemlerinde) notlar hormonlu yapılmadığı için öğrenciler sınavsız üniversiteye girebilirken; Türkiye’deki lise diplomaları uluslararası alanda güven kaybına uğruyor.

3. Asıl İhtiyaç: Mesleki Eğitimin ve Zanaatın İtibarlandırılması

Her lise mezununu üniversiteye yönlendirme anlayışı, hem üniversiteleri değersizleştiriyor hem de piyasadaki “nitelikli ara eleman” krizini büyütüyor.

  • Saha ve Masa Başı Ayrımı: Türkiye’de herkesin masa başı iş istemesi ve üniversite mezuniyetini tek itibar kaynağı görmesi toplumsal bir illüzyon yaratıyor. Oysa günümüz dünyasında oto tamirciliği, elektrik ustalığı, marangozluk, tesisatçılık ve teknik zanaatlar; pek çok beyaz yaka mesleğe kıyasla daha yüksek gelir ve iş garantisi sunuyor.

  • Meslek Liselerinin Revizyonu: Türkiye’nin üniversite sisteminde yapacağı küçük ayarlamalardan çok daha acil olan konu; meslek liselerini modern teknolojiyle uyumlu, saygın ve nitelikli merkezler haline getirmektir.

Sonuç: Lise Bitirme Standartları Gelmeli

Üniversitelerdeki eğitim kalitesini artırmanın ilk yolu, lise eğitimindeki niteliği ve ölçme-değerlendirme standartlarını düzeltmektir.

Okul notlarının denetlenmediği, lise bitirme/olgunluk sınavlarının bulunmadığı ve temel becerileri ölçmeden herkese diploma dağıtılan bir yapı; ne gençlerin geleceğine katkı sağlar ne de ülkenin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılar. Lise eğitiminin odağı, diplomayı kolaylaştırmak değil; gençlere gerçek hayatta karşılığı olan yetkinlikleri kazandırmak olmalıdır.

YAZAR BİLGİSİ
Psikolojik danışman ve rehber öğretmen 2004 erzurum pdr mezunu 2007 bahçeşehir üniversitesi eğitim yönetimi yüksek lisans çeşitli özel ve kamu kurumlarında (dershane, üniversite, ilkokul, ortaokul, lise, meslek lisesi) rehber öğretmen olarak çalıştım halen sınavlı bir devlet anadolu lisesinde rehber öğretmen olarak görev yapıyorum, rehber öğretmen olarak emekli olmak kariyer hedefim. öğrencilere kariyer belirleme ve sınavlar konusunda yardımcı olmaya çalışıyorum. bir erkek ve bir kız babasıyım
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.