Okullarda intiharla ilgili doğru bilinen yanlışlar ve mitler nelerdir?
Mit 1: İntihar hakkında soru sormak, öğrencinin aklına intihar fikrini sokar ve onu tetikler. Gerçekte, intihar hakkında doğrudan ve şefkatli bir şekilde soru sormak riski artırmaz; aksine yapılan metaanalizler ve saha çalışmaları bunun intihar riskini azalttığını göstermektedir.
Mit 2: İntihardan bahseden biri aslında bunu yapmaz, sadece dikkat çekmek istiyordur. Tam tersine, intihar sonucu hayatını kaybeden kişilerin yaklaşık %80’i, eyleme geçmeden önce niyetlerini sözel veya davranışsal olarak bir şekilde belli etmişlerdir.
Mit 3: Gerçekten intihar etmek isteyen birini kimse durduramaz. İntihar düşüncesi olan bireyler genellikle eyleme geçmeden önce yaşamla ölüm arasında derin bir kararsızlık (ambivalans) yaşarlar. Bu kararsızlık anları, doğru müdahalelerle hayat kurtarmak için kritik fırsatlardır.
Mit 4: Kendine zarar veren (kesi yapan vb.) bir ergenin amacı intihar etmektir. İntihar Amaçlı Olmayan Kendine Zarar Verme (NSSI) davranışı ile intihar girişimi, işlevsel olarak birbirinden farklı durumlardır. Bununla birlikte, kendine zarar verme geçmişi olan gençlerde ileride intihar girişimi görülme riski daha yüksektir.
Mit 5: İntihar riski sadece depresyondaki çocuklarda görülür. İntihar davranışı yalnızca klinik depresyonla sınırlı bir durum değildir. Ağır kaygı bozuklukları, travma sonrası stres, dürtüsellik ve akran zorbalığı gibi faktörler de intihar riskini en az depresyon kadar güçlü bir şekilde yordayan etkenlerdir.